menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KİŞİSEL GELİŞİM Mİ DEDİNİZ?

9 0
23.03.2026

Modern insan, kendini geliştirmek için okuyor. Okuyor da okuyor fakat ortada bir gelişme yok. Ruh dünyanızı batıyla beslemek bir sorundur. Mevlana’nın öğretisi kısa bir kişisel gelişim rehberi gibidir. Mesneviyi okuduğunda bunu anlarsın. Mesnevi bir Kur’an meali gibidir. Ondaki kıssa ve beyitler sizi de besler, toplumu da. Hadi o zaman okumaya derim. Yazımız, Mesnevi’den öğreneceklerimizin özeti olsun derim. Dostluk, vefa, hakikat, hata, aşk, sevgi vb. kelimeleriyle Mevlana’yı anlamayı deneyelim.

             Mesnevi, bir olgunluk ve ruh terbiyesi, irade eğitimi kitabıdır. Ne zaman okusam bunu görürüm. Mesela, dost ve dostluk kavramına bir göz atalım. “Dost, nasıl dosttur? Rey ve tedbir bakımından merdivene benzeyen, seni aklıyla her an irşat edip yücelten dosttur. “Açık bir dost tanımı budur. Bu psikolojik tespiti yapan Mevlâna, bir Allah dostudur. Vekil olan Allah da dostumuzdur. Dostu merdivene benzeten Mevlâna, onu güven alanı olarak görür. Akıllı dostu da sever. Reyini ya da fikrini söyleyen dosttur diyerek, istişare aklını da önceler. İrşat eden dosttur diyerek, dostun aydınlatıcı durumuna da gönderme yapar. Mevlâna, Mesnevisini dost kavramı üstüne kurmuştur desek yeridir.

             Mesnevi’de öğüt veren bir kıssa yapısı vardır. Burada da öğüt ve nasihate epey yer verir. Bu da insanın ruh terbiyesi ya da irade eğitimi için gereklidir.  “Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol! “Kibir elbisesini bedeninden çıkar. Bir şey belleyip öğrenme hususunda aşağılık bir elbiseye bürün diyerek eğitimin mottosunu açıklamıştır. Kibirli olma, aşağılarda gözükecek seviyede mütevazi ol düşüncesiyle bize yol işareti göstermiştir. Kibirle ilim öğrenilmez. Kibir şeytanın işidir. Modern insanın minnetsiz tavrı eğitimini engellemektedir. İnsan, mütevazi oldukça fikri kapasitesini artırır. Alçaldıkça yükselen bir ruh terbiyemiz olmalıdır. Yükselmek: İddia, tartışma, direnme ve fikri sabitle mümkün değildir. İnsan değişerek gelişir, alçaldıkça fikri yükseklikten pay kapar. Mesnevi bunu da bize öğretir. Mesnevinin evrensel yapısı buradadır. Mesnevi Terapi, Mesneviden Öğütler vb. eserler bu düşünceden teyit etmiştir.

            Dost, nasihat ilişkisinden hareketle Mesnevide sözü edilen başka bir değere de yol açalım. Aşk, sevgi, sevgili üçlüsüne bakalım. Mesnevi, bu anahtar sözcükler üstüne kurulmuş desek yeridir. Mevlâna, Allah dostu bir aşık olarak Mesneviyi aşk, sevgi, sevgili üçgeniyle inşa etmiştir. Ona göre; “Görülmesi ölümü gidermeyen sevgili, sevgili değildir. Bu tarif Allah’a karşılık gelir. Vuslattır. Onun için aşk da buraya götürülmelidir. Aşk, Hak sıfatıdır fakat korku şehvete kapılmış kulun sıfatıdır. Ona göre Allah aşkı korkarak değil sevgiyle olur. Korkan insan şehvetine yenik düşer, insanı da bu akıl karşıtı durumla sever. Ona göre şehvet aklın düşmanıdır. Şehveti inkâr etmeyen Mevlâna, aşkın da şehvetle kaim olamayacağını anlatıyor. Gönlünde Allah sevgisi arttı mı şüphe yok ki Allah seni seviyor diyen Mevlâna, ısrarla insan sevgisine vurgu yapar.

             Mesnevi’de gördüğüm bir insani değer de sabırdır. Modern insan sabırsızdır, hatta vicdan ve merhamet eğitimi eksiktir. Ona göre “Sabır; iman yüzünden baş tacı olur. Bundan dolayıdır ki sabrı olmayanın imanı olmaz.” der. Dost, sevgili, aşk, sevgi gibi önemli kavramları yorumlayan Mevlâna, insanın sabrına da hususi başlık açar. Bir yazı ortamında anlatamayacağımız onlarca beyitle sabrı tavsiye eder. “Allah gönlünde sabrı olmayana iman vermemiştir.” hadisini kendine tanık olarak gösterir. Sabır ilim öğrenmek için de iyi bir duygudur. Sabretmeyen bir ferdin iradesi eksik olur. Modern insan sabretmeyi acizlik göremez. Sabır duygusu insanın doğasında mevcuttur. Bunu başka değerlerle birleştirirseniz ortaya kâmil insan ve irfan sahibi çıkar. Sabreden birisi safiyet sahibi de olur. Mesnevide “Gönül aynası saf olmak ki orada çirkin suratı güzel surattan ayırt edebilsin” der. Bizde iyi insan inşa etmek için Mesnevi’yi anlayarak okuyalım. En azından özetini okuyalım derim. 

            Mesnevi’nin ilk on sekiz beyti tam bir İslam manifestosu gibidir. Mesnevi’nin dibacesi olan bu mısralar bir Sufi düşünce özeti sayılır. Mesnevinin güncel ve şerh edilmiş okumaları için önerebileceğim yazarlar şunlardır: Hicabi Kırlangıç, Ahmet Avni Konuk, Abdülbaki Gölpınarlı, Şefik Can vb. On sekiz beyitten birisiyle yürüyüşümüzü sürdürelim: “Beden ruhtan, ruh bedenden gizli değildir. Lâkin herkesin rûhu görmesine ruhsat yoktur.”


© Yeşilgiresun