Fitch uyardı: Kur şoku kapıda
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings Türkiye için görünümü “pozitif”ten “durağan”a çevirdi.
Buna sıradan bir haber olarak bakabilirsiniz, ama işin gerçeği o değil.
Aslında çaktırmadan Türkiye’nin notunu düşürdü…
Bunu yaparken de açık açık kur şoku, yüksek enflasyon, yüksek faizle birlikte işsizlik ve fakirliğin kapıda olduğunu ima etti.
Ne yazık ki: Bu karar, yaklaşan kur riskinin uluslararası düzeyde ilanıdır.
Ve bu ilanı okuyan yabancı, bırakın Türkiye’ye gelmeyi, zarar ziyan bakmadan parasını bir an önce kaçırmanın derdine düşer.
Zaten onun için Carry tayfası arkasına bile bakmadan kaçıyor.
Bu arada mesele, sadece carry trade meselesi olmaktan çoktan çıktı.
Evet, onlar son 4–5 haftada 30 milyar dolardan fazla para kaçırdı ama iş bununla kalmadı.
İçeride de şirketler başta olmak üzere herkes korkuyla dövize yüklenmeye başladı.
Döviz mevduatları hızla artıyor; özellikle tüzel kişiler yani şirketler sadece son bir haftada 2,5 milyar doların üzerinde döviz alımı yaptı…
Tabii bu hareketlerle birlikte swap hariç net rezervler kısa bir sürede 85 milyar dolardan 18,4 milyar dolara çakıldı.
Şimdi gelelim şirketlerin neden panik halinde döviz aldığı konusuna.
Çünkü borç kapıda ve borçların büyük kısmı kısa vadeli ve döviz cinsinden.
Bir yıl içinde çevrilmesi gereken kısa vadeli dış borç 239 milyar doları çoktan geçti.
Reel sektörün döviz açığı yani döviz borcu 197,6 milyar dolarla rekor seviyede…
Doğal olarak şirketler olası bir kur şokunda batmamak için döviz açıklarını bir an önce kapatmaya çalışıyorlar.
Carry trade tayfası parasının derdinde iken, bizim reel sektör canının........
