menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vicdan Nakli Yaptırmak İstiyorum(!)

28 9
01.02.2025

Günümüz toplumunda vicdanın ağırlığı, adaletin terazisiyle ölçülemez hale geldi.

Gördüğümüz, duyduğumuz ve yaşadığımız hiçbir şeyden; “bizi rahatsız etmeyecek bir vicdansızlığa ihtiyaç duymaktayım(!)”

Her gün yeni bir adaletsizlikle karşılaşıyor, mantığımızın almadığı, vicdanımızın sızladığı olaylara şahit oluyoruz. Öyle ki, artık "vicdan nakli mümkün olsa, bir vicdansızın(!) vicdanını nakletmek isterdim" diye bir dilek tutar hale gelmek üzereyim(!) Çünkü bu düzende, vicdanlı olmak yük, vicdansız olmak ise bir avantaj gibi görünüyor!

Adaletin en temel ilkesi olan eşitlik, yalnızca yazılı metinlerde kalan bir süs haline gelmek üzere. İktidara yakın olanların suçları örtbas edilirken, sıradan vatandaşlar en ufak eleştirileri nedeniyle yargılanıyor. Yargının bağımsızlığı giderek zayıflıyor, mahkemeler siyasi otoritenin gölgesinde aldığı kararlar kamuoyunda adalete olan inancı sarsıyor… "Hukukun üstünlüğü" söylemi, uygulamada yerini “güçlülerin hukuku”na bırakmış durumda.

Tutuklu ve tutuklanmak üzere olan gazeteciler, siyasi nedenlerle cezaevine atılan muhalifler, en temel haklarını savunduğu için susturulan akademisyenler, birçok iddialar karşısında kulaklarını tıkayan yetkililer… Bunlar artık olağan hale geldi. Adalet, bir grubun ayrıcalığına dönüştü; geri kalanlar ise yasalar karşısında korunmasız kaldı.

Sosyal medyada paylaşılan yazılardan “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ile gözaltına alınanlara bakıp, açıkça tehdit edenlere hiç bir soruşturma açılmamasına bakınca; Yasaların bağladıkları ve bağlamadıkları kişiler olduğu anlaşılıyor. Veya bu ülkede yaşayan herkes “halk” sayılmıyor!

Vicdansızlar mevcut gücü arkasına alıp tehditler yaparken, kendini eleştirene anında gözaltı ve........

© Yeniçağ