Vatandaşlık ve Milliyetçilik
Ülkede varlığını ideolojik yapılara yaslayarak var olmaya çalışan grupçuluk; toplumsal yapının en büyük hastalığına dönüşmüş bir durumda.
Gençliğimizden bu yana kendimizi ifade etmek için, önce yaşayıp sonra ifade ettiğimiz idealist hayat tarzına artık rastlayamıyoruz…
Mesela, kendisini ülkücü olarak niteleyenlerin, ülkücülüğe yakışmayacak her tavrı ve davranışı sergilemesi karşısında şaşkınız, hüzünlüyüz.
Milliyetçilik, solculuk ve muhafazakârlık artık bir hayat tarzı değil, güç için kullanılan aparatlara dönüştü.
Belki de ideoloji olarak ifade edilen düşüncelerin, “temel gayesinin insan” olduğunu hatırlama ve hatırlatma vaktidir.
Bir insanın bir yere, bir vatana ait olması onun bir ideolojiye ait olmasından kaynaklanmaz. O ülkede doğmanın getirdiği temel haklara sahip olmak için hiçbir gruba, cemaate, cemiyete ait olmadan huzur, konfor ve adalet hakkına sahip insana vatandaş denir. Bütün düşünceler, hiçbir gayesi olmasa dahi vatandaşın varlığı ve huzuru ile ilgili olmalıdır.
Vatandaşlık, etnik kimliklerin ötesinde ortak bir vatan kimliğidir.
Modern dünyada vatandaşlık, yalnızca hukuki bir statü ya da bireyin bir devlete aidiyetini belgeleyen bir araç olmaktan öte, toplumu bir arada tutan güçlü bir bağdır. Geleneksel toplumlarda bireyler genellikle etnik, dini ya da kültürel bağlarıyla tanımlanırken, modern ulus-devletler, bu farklılıkları aşan bir üst kimlik olarak vatandaşlığı inşa etmişlerdir. Bu bağlamda vatandaşlık, bireyleri ortak değerler, haklar ve sorumluluklar üzerinden birleştiren bir kavramdır. Etnik kimlikler bireylerin tarihsel ve kültürel geçmişlerini şekillendirirken, vatandaşlık kimliği, bu farklı geçmişleri ortak bir gelecek perspektifinde buluşturur.
Bir üst kimlik olarak vatandaşlık nedir?
Etnik kimlikler, bireylerin kültürel ve tarihsel bağlarını ifade eder ve toplumsal çeşitliliği yansıtır. Ancak, yalnızca etnik kimliklere dayalı bir toplumsal yapı, birleştirici değil, bölücü olabilir. Bu noktada vatandaşlık, tüm etnik ve kültürel kimliklerin üstünde bir kimlik olarak ortaya........
© Yeniçağ
