Milliyetçilikte kırmızı çizgi
Her bireyin hayatında ve fikir dünyasında kendine özgü kırmızı çizgileri vardır. Bu çizgiler, bir bireyin ya da bir grubun benimsediği değerlerin, inançların ve ideallerin sınırlarını belirler. Bu sınırlar, bireylerde ahlaki ve sosyal sorumluluk bilinci oluştururken; toplumda ise güven ve düzenin temel taşlarını oluşturur. İnsanlar, toplum içinde ahlaklı ve namuslu bir yaşam sürebilmek için belirli davranış kalıplarını benimser. Bu kalıplar, hem kendilerine hem de çevresindekilere karşı bir sorumluluk hissi taşır.
Benzer şekilde, siyasi hareketlerin ve liderlerin de kırmızı çizgileri, belirli değerler etrafında şekillenir. Bir siyasi ideolojinin temel amacı, toplumun refahını sağlamak ve ait olduğu seçmen kitlesinin ihtiyaçlarına uygun çözümler sunmaktır. Ancak bu çözümleri üretirken, siyasi liderlerin ve partilerin kırmızı çizgileri, ait oldukları toplumun kültürel, tarihi ve hukuki yapısına uygun bir şekilde belirlenmelidir.
“Canım böyle istedi” diye, hiç kimse siyaset yapmamalıdır.
Milliyetçi siyaset, bu bağlamda büyük bir sorumluluk taşır. Türk milliyetçiliği, Türk milletinin tarihinden, kültüründen ve devlet geleneğinden ilham alır. Milliyetçilik, milletin varlığını, birliğini ve geleceğini koruma gayesiyle hareket eden bir ideolojidir. Bu nedenle, Türk milliyetçiliği anlayışının temelinde, Türk milletinin aleyhine olabilecek hiçbir tavır ve davranışı kabul........© Yeniçağ
