menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kadir Mahir Damatlar

11 0
previous day

İnsan ömrü, bazı yüzleri unutmak için değil, hatırlamak için uzundur.

Çocuk denecek yaşlarda yollarımızın cezaevinde kesiştiği insanlar oldu. O yaşlarda tanıdığımız bazı isimler, yıllar sonra yalnızca kendi hayatımızın değil, Türk düşünce ve siyaset tarihinin de sessiz kahramanları olarak hafızamıza kazındılar.

12 Eylül, bu milletin hafızasında sadece bir tarih değildir. Bir neslin imtihanıdır. Kiminin ömrünü yarım bırakan, kiminin saçlarını erken ağartan, kiminin ise karakterini çelik gibi sağlamlaştıran büyük bir kırılma…

O günleri yaşamayanların anlaması kolay değildir. Günlerce süren sorgular, insan takatini aşan işkenceler, ölümün bazen kurtuluş gibi göründüğü karanlık saatler… Çığlıklarımızın gömüldüğü toplu mezarlık… Böyle zamanlarda insanlar yalnızca bedenleriyle değil, vicdanlarıyla, inançlarıyla ve karakterleriyle de sınanırlar.

O ağır günlerde tanıdığım insanların hiçbirini kolayca yargılayamam. Çünkü acının ölçüsünü ancak yaşayan bilir. Fakat şunu da biliyorum ki; bazı insanlar vardı ki, bedenleri işkence altında ezilse de ruhlarını teslim etmediler. Kendilerini değil, temsil ettikleri davayı korudular.

Şehit Muhsin Yazıcıoğlu ve onunla aynı yolu yürüyen arkadaşları, işte böyle bir neslin temsilcileriydi.

Onların her biri ayrı bir karakterdi. Ayrı bir hikâye, ayrı bir direniş…

Fakat........

© Yeniçağ