menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

1 Mayıs İşçiler Bayramı 3 Mayıs Türkçülük Günüdür

19 0
yesterday

Her yıl 1 Mayıs geldiğinde dünyanın pek çok ülkesinde meydanlar doluyor; müzik, coşku ve dayanışma içinde emek kutlanıyor. Aynı gün Türkiye’de ise çoğu zaman gerilim, yasak, müdahale ve karşı karşıya geliş görüntüleri öne çıkıyor. Oysa mesele ne sadece güvenliktir ne de sadece meydan okuma. Mesele, emeğin onurunu koruyarak toplumsal düzeni birlikte inşa edebilme meselesidir.

Bugün gelinen noktada 1 Mayıs, adeta iki tarafın da kendini sıkıştırdığı bir alana dönüşmüş durumda. Devlet açısından “kontrol edilmesi gereken bir güvenlik riski”, bazı gruplar açısından ise “yasakları zorlayarak anlam kazanan bir direniş günü”… Bu bakış açısı, işçinin özünü, emeğin değerini ve toplumun ortak aklını gölgede bırakıyor. Oysa anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü, ne bir güç gösterisine indirgenmeli ne de bir çatışma zeminine mahkûm edilmelidir.

İşin daha derin tarafına baktığımızda, bu mesele sadece modern hukukla değil, kadim değerlerle de ilgilidir. İslam düşüncesi emeğe, alın terine ve adalete son derece güçlü bir vurgu yapar. Peygamber Efendimiz’in “İşçinin ücretini alın teri kurumadan veriniz” hadisi, yalnızca bir ahlak öğüdü değil; aynı zamanda bir toplumsal düzen çağrısıdır. Bu söz, emeğin kutsallığını ve hakkın geciktirilmeden teslim edilmesi gerektiğini açıkça ortaya........

© Yeniçağ