menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Basın tarihi baskıların tarihidir

27 1
01.04.2025

Son günlerde gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklama olayları arttı, muhalif televizyon kanallarına ağır cezalar verildi.

Bu nedenle gazeteci arkadaşlarımı üzgün ve yılgın görüyorum.

Oysa basın tarihine bakarlarsa pek çok gazetecinin bugünkülere benzer sorunlar yaşadıkları ama gene de yılmadıkları gerçeğiyle karşılaşırlar.

***

II. Abdülhamid döneminde gazetelerde tahtakurusu sözcüğünün yazılması yasaklanmıştı. Dizgicilerin yanlışlık yapıp “tahtı kurusun” diye yazmalarından korkuluyordu.

Aynı şekilde o yıllarda teknik nitelikli yazılarda 0=AH formülünün kullanılması da devlet tarafından yasak kapsamına alınmıştı. Bazıları bu formülden “Abdülhamid eşittir sıfır” anlamını çıkarabilirlerdi çünkü.

O dönemde gazetecilerin haber ve yazılarında kullanmaları yasaklanan sözcükler arasında grev, suikast, ihtilal, eşitlik ve burun da vardı. Burun sözcüğü Abdülhamid’in büyük burnunu çağrıştırması yüzünden yasak listesine alınmıştı.

Bir sansür heyeti oluşturulmuş ve gazetelere, dergilere girecek tüm haber ve yazıların bu kurulun kontrol ve onayından geçmesi zorunlu tutulmuştu. İddialı yayın organlarından Servet-i Funun’da çeşme başında dua eden bir yaşlı adam fotoğrafı Başsansürcü Kara Kemal Bey’e takılmıştı. Başsansürcü, “Kötü düşünceli kimseler bu güzel resmi görür görmez ‘hah işte işimiz duaya kaldı’ denilmek istendiğini sanabilir. Bu nedenle söz konusu fotoğraf kullanılamaz” diye açıklamıştı gerekçesini.

Ünlü edebiyatçı Ahmet Rasim’e, bir başka sansür memuru Hıfzı Bey aynen şunları söylemişti: “Siz hangi yazınızı en çok beğenerek yazarsanız, oh ne güzel oldu derseniz, benim onu çizeceğimi biliniz…”

Abdülhamid döneminde binlerce kitap ve belge........

© Yeniçağ