9 ÜLKEDEKİ NÜKLEER SİLAHLAR NE OLACAK?
ABD’nin yanına İsrail’i alarak İran’a savaş açmasının gerekçesi şuydu:
“İran, nükleer silah üretmek için çalışmalar yapıyor. Bunu dünya barışı için büyük tehdit olarak görüyoruz. İran söz konusu çalışmaları derhal sona erdirmelidir. Savaşı bunun için başlattık.”
Dünya barışını güvence altına almak amacıyla kurulan Birleşmiş Milletler ahı gitmiş vahı kalmış bir örgüt olmasaydı, savaşa gerekçe yapılan bu sözler karşısında ABD’ye şu soruları yöneltebilirdi:
-Sizde ve İsrail’de olan nükleer silahlar ne olacak? Onları piyade tüfeği olarak mı kabul ediyorsunuz?
-Üstelik sadece ikinizde değil Rusya, Çin, İngiltere, Fransa, Kuzey Kore, Hindistan ve Pakistan da nükleer silahlara sahip. İran’da henüz üretilmemiş nükleer silah konusunda gösterdiğiniz duyarlılığı neden kendiniz ve ellerinde nükleer silah olan diğer ülkeler için de göstermiyorsunuz?
-Yoksa amacınız nükleer silah üretilmeye çalışılmasını bahane ederek İran’da iktidarı değiştirip ülkenin zengin doğalgaz ve petrol kaynaklarına el koymak mıdır?
-Yarın İran, “Tamam kardeşim, uranyum zenginleştirme başta olmak üzere nükleer silah yapımıyla ilgili bütün çalışmalarımızı askıya alıyoruz” derse, siz de ellerinizdeki nükleer silahlardan vazgeçecek misiniz, onları kullanılmaz hale getirecek misiniz?
İstanbul’da bir taksici, ücret anlaşmazlığı nedeniyle kavga ettiği yolcu boksör çıkınca zor durumda kalmış, aldığı darbelerle hastanelik olmuştu.
Aylar önce yaşanan bu olayı hatırlamamın nedeni ABD ve İsrail’in, İran’a yönelik giriştiği savaş.
Her iki ülke de yaptıkları saldırılar sonucu İran’ın birkaç gün içinde pes edeceğini, rejimin değişeceğini, istedikleri kişileri yönetimin başına geçireceklerini düşünüyorlardı.
Ama karşılaştıkları direniş karşısında derin bir hayal kırıklığına uğradılar.
ABD, saldırılar için milyarlarca dolar harcamasına karşın sonuç alamıyor.
İsrail ise çok güvendiği “Çelik Kubbe”nin, İran’dan gelen füzelerin bazılarına engel olamayışının şaşkınlığı içinde.
Gerek ABD gerekse İsrail, kavgaya başlarken rakibinin boksör olabileceğini hiç düşünmemiş olan taksi şoförüne benzemiyorlar mı?
HAYVANLAR İÇİN HUZUREVİ
Bayramda konuştuğum komşulardan birinin gündeminde savaş değil Adana’da 4 yaşındaki bir yarış atının sakatlandığı için kesilerek kavurma yapılması ve aşevinde insanlara yedirilmesi vardı.
Böyle üzücü olayların bir daha yaşanmaması için dikkat çeken bir öneride bulundu:
“Almanya’da, yaşlanıp artık süt veremeyen inekler ile çeşitli nedenlerle sakatlanan sirk hayvanları, atlar, eşekler ve diğer hayvanların ölüme mahkûm edilmeyip ömürlerinin kalan kısmını huzur içinde geçirmelerini sağlayacak huzurevleri var.
Bu evlerden bizde de olması gerekir.
Belediyelerin bir an önce harekete geçmesini bekliyorum.
Yapılacak huzurevleri vatandaşların ziyaretlerine açık olmalıdır. Böylece o talihsiz hayvanlar ömürlerinin son yıllarını insanların kendilerine olan sevgilerini yakından hissederek huzur içinde geçirebilmelidir.”
Bana son derece makul ve insancıl gelen bu öneriye dilerim ki belediyelerimiz de duyarsız kalmayıp gereğini yerine getirirler.
