Sivil Milliyetçiler
30 vatandaşımız sahte alkol kullanımı sebebiyle fakirlikten, cahillikten ve kötü yönetilmekten dolayı öldü. Ankara valisi alkolün kötülüklerinden bahsederek vatandaşları alkollü içecek içmemeye davet etti. Başka bir devlet büyüğünden bir ses duymadık. Bu hafta ölü sayısı 38 oldu ama vali bey bir açıklama yapma gereği bile duymadı. Kaçak alkol herhangi bir sağlıksız yiyecek, içecek gibi halk sağlığı meselesidir. Ayrıca ölümcüldür. Engellenmesi için kanunlarla belirlenmiş sorumlu devlet görevlileri vardır. Aslında bu işin doğrudan ve birincil sorumlusu izlediği vergi politikalarıyla hükümettir. Bu ölümlere karşı oluşan sessizlikten anlaşılan o ki sanki bu insanların ölmesinden herhangi bir rahatsızlık duyulmamaktadır.
Fakir ve alkollü içecek tüketen insanlar orta çağ anlayışı ile kaderlerine terk edilmişler sahipsiz bırakılmışlardır. Bu görmezden gelme sadece görev ihmali sınırları dahilinde değildir, taammüden eylemsiz kalmaktır ve bir gün bu coğrafyaya hukuk yeniden avdet ederse bu eylemsizlerin hepsi hesap vermelidir.
Önlenebilir ölümlerin umursanmadığı ülkemizde toplumun gündemi bir hafta bile aynı konu üzerinde durmuyor. Geçen hafta yaşadığımız bir gelişme medeni bir ülkede gündemin ilk maddesi olacak skandal niteliğindeydi ama yine yapay gündeme yenik düştü. Bakınız; RTÜK başkanı sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamayla televizyonların ana haberlerine ayar vermeye kalktı ve ağır yaptırımlar uygulayacaklarını söyleyerek muhalif kanalları tehdit etti. Halbuki anayasamız "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir........© Yeniçağ
