Koltuk için
Bir açılım oyunu oynanıyor. Sürece dahil olanlar dahi sürecin yol haritasını bilmiyorlar. Yani Türkiye'nin kaderini değiştirecek projeyi İmralı’daki bebek katili biliyor, yabancı ülkeler biliyor, Kandil’deki teröristler biliyor, Barzani biliyor ama Türk halkı bilmiyor. Görünen o ki, Anayasa değişecek, cumhurbaşkanı seçilme şartları değişecek, vatandaşlık tanımı değişecek, milletin egemenlik hakkı Türklerden alınacak. Peki karşılığında ne kazanılacak? Çok şey değişecek, daha doğrusu feda edilecek ama koltukta oturan/lar aynı olacak.
Koltuk dediğim için küçümsüyor değilim. Bana göre hali hazırda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı dünyadaki en önemli ve en üst makamdır. Korunmalı, geliştirilmeli ve büyütülmelidir. Fakat niteliği değiştirilmemelidir. Bölünme korkusu yıllardır o kadar işleniyor ki bir o kadar sakıncalı olan “dönüşüm” göz ardı ediliyor.
Esasen bölücü terör örgütü sempatizanlığından geçinen ve yıllardır bize gazeteci, siyasetçi olarak yutturulan tipler mutlu… Ekranlardan bize sırıtıyorlar ve onlar üzerinden açılımın reklamlar kısmını izliyoruz. Barış, kardeşlik, halay çekelim gibi güzel süslü lafların arkasında neler var bilemiyoruz.
HÜDA-PAR'ın çalıştayında yapılan konuşmalar ve çalıştay sonuçları ile Binali Yıldırım'ın açıklamaları, sürecin gidişatının tam olarak endişe ettiğimiz yönde olduğunu gösteriyor. Bölünürüz tehdidi ile açık açık medeniyet projemiz olan cumhuriyetin bütün kazanımlarını elimizden alacaklarını ifade........
© Yeniçağ
