Sahte Kahramanlar
Siyaset bilimi derslerinde hep anlatılır; burjuvazi, yani kapitalist sınıf, kendi menfaatini milletin menfaati gibi gösterebildiği için iktidara gelmiştir.
Ve bunu sürekli tekrarlayarak, yani hikâyeyi durmadan yeniden anlatarak iktidarını korumuştur. Aslında “kendi çıkarlarını, herkesin çıkarı gibi göstermek” çok eski ve çok basit bir numaradır. İşin kötüsü, çoğu zaman bu numara işe yarıyor.
Bir film izliyorsun. Ana karakter müthiş biri. Cesur, fedakâr, halk için savaşıyor, kötüleri dize getiriyor. Tam bir kahraman!
Sonra bir dizi başlıyor, benzer bir figür. Haksızlığa karşı geliyor, herkesi kurtarıyor. Zihninin bir köşesinde "Keşke böyle biri gerçek hayatta da olsa" diyorsun.
Ama asıl bomba burada patlıyor: O kahraman çoktan yaratıldı! Ve sen fark etmeden onun gerçek olduğuna inandırıldın.
Tam da bu noktada devreye algı yönetimini sokuyorlar. Sinema, televizyon ve sosyal medya... Hepsi bir arada, tek bir amaca hizmet ediyor: Bazı insanların kendi çıkarlarını, herkesin çıkarı gibi göstermek.
Sahte Kahraman Üretme Fabrikası
Bir grup insan, kitlelerin neye inanacağını şekillendirmek istiyor. Bunu nasıl........
© Yeniçağ
