İki hayal kırıklığı
Bugün iki hayal kırıklığından söz edeceğim.
Biri Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu ile ilgili. Diğeri Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ile…
Ama ikisi birbirinden tamamen farklı iki hayal kırıklığı.
Azmi Başkan’a yakışmadı.
Azmi Karamahmutoğlu’nu da geldiği siyasi geleneği de yakından bilenlerdenim. Tam da bu nedenle İYİ Parti hakkında birtakım kulisler, söylentiler ve tahminler üzerinden yaptığı yakıştırmayı doğru bulmadım.
Siyasette elbette öngörü olur. İhtimaller konuşulur, senaryolar tartışılır. Ancak Azmi Başkan gazeteci değil; bir siyasi partinin sözcüsü ve sorumluluk taşıyan bir siyasetçidir.
Üstelik bugün İYİ Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Parti arasında bir seçim ittifakı bulunduğuna ilişkin doğrulanmış bir durum yok. Daha önce gündeme gelen ittifak iddiaları konusunda da bizzat Karamahmutoğlu, “Şu an konuşulan bir durum yok” demişti.
O nedenle söylentileri siyasi hükme dönüştürürken daha dikkatli olunması gerektiğini düşünüyorum.
Hele Türkiye böylesine kritik bir dönemden geçerken…
Birlikten, beraberlikten, ortak kaygılardan söz eden insanların birbirlerini dedikodular ve spekülasyonlar üzerinden yıpratmasının kime faydası var?
Azmi Başkan’ın hem İYİ Parti’yi hem o camiayı yakından tanıyan birisi olarak daha dikkatli davranmasını beklerdim.
Benim ilk hayal kırıklığım budur.
Yavuz Ağıralioğlu meselesi
İkinci hayal kırıklığım ise Yavuz Ağıralioğlu’ndan değil, ona karşı başlatılan tartışmanın seviyesinden kaynaklanıyor.
Yavuz Başkan konusunda zaman zaman benim de soru işaretlerim oldu. “Acaba günün birinde iktidara ya da siyasal İslamcı çevrelere fazla........
