Kişisel Toplantı Notları - Kader Değil Karakter: Nietzsche, Türk Kaderciliği ve Cumhuriyet İradesi
Türkiye’de her büyük olaydan sonra aynı cümle yankılanır:
“Bu ülkede zaten böyle…”
Bu söz bir tespit gibi görünür. Oysa gerçekte bir düşünme biçimini, daha doğrusu bir kaçış biçimini ifade eder. Çünkü bu cümle, kaderi toplumun dışında, insanın karşısında duran bir güç gibi konumlandırır.
Nietzsche’nin “Türk kaderciliği” eleştirisi tam olarak bu noktaya yönelir.
Nietzsche’ye göre kaderciliğin en temel hatası şudur:
İnsanı ve kaderi iki ayrı güç gibi düşünmek.
Sanki insan mücadele eder, kader ise eninde sonunda kazanır. Bu durumda en mantıklı tutum ya boyun eğmek ya da olup bitene kayıtsız kalmaktır.
Oysa Nietzsche’nin cevabı radikaldir:
İnsan kaderin karşısında değildir.
İnsan kaderin kendisidir.
İtiraz etmek de kaderdir.
Sessiz kalmak da kaderdir.
Mücadele etmek de kaderdir.
Boyun eğmek de kaderdir.
Bu nedenle pasif kadercilik, felsefi olarak da psikolojik olarak da bir yanılsamadır. Çünkü “hiçbir şey yapamam” diyen kişi bile bir tercih yapmaktadır. Eylemsizlik de bir eylemdir.
Nietzsche bu düşünceyi daha da sertleştirir:
İnsanın aptallıkları da kaderdir,........
