menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapısal kriz

19 0
20.07.2026

"Kriz" kelimesini ne kadar kolay kullanıyoruz.

Dış politika krizi...

Neredeyse hayatımızın her alanını "kriz" olarak tanımlıyoruz.

Peki gerçekten bunların hepsi kriz mi?

Kelimeler bazen gerçeği açıklamaz; gerçeği gizler. "Kriz" de Türkiye'de en çok yanlış kullanılan kavramlardan biri haline geldi.

Çünkü kriz, kelime anlamı itibarıyla sürekliliği değil geçiciliği ifade eder.

Tıpta kriz, hastalığın dönüm noktasıdır. Hasta ya iyileşmeye başlar ya da durumu ağırlaşır.

Ekonomide kriz, piyasanın olağan işleyişini bozan kısa süreli şoktur.

Siyasette kriz, kurumların normal işleyişinin geçici olarak aksamasıdır.

Yani kriz, istisnadır.

Normal olan değildir.

Oysa Türkiye'de "kriz" dediğimiz şeylerin çoğu on yıllardır devam ediyor.

Enflasyon birkaç aylık bir sapma değil.

Eğitimde kalite sorunu birkaç yıllık bir aksama değil.

Yargıya güven sorunu dün başlamadı.

Tarımın yapısal problemleri yeni ortaya çıkmadı.

Deprem hazırlıksızlığı, şehirleşme, liyakat tartışmaları, gelir dağılımındaki bozulma...

Hepsi yıllardır konuşuluyor.

Bir sorun on yıl boyunca devam ediyorsa artık ona kriz denmez.

O artık sistemin ürettiği sonuçtur.

Aslında farkında olmadan kavramları ters yüz ediyoruz.

Kriz geçici olduğu için çözüm de kısa vadeli olur.

Yapısal sorun ise köklü değişim ister.

Biz ise yapısal sorunları........

© Yeniçağ