menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Seçmen Psikolojisi

21 0
22.07.2026

Türkiye'de siyaset artık sadece meydanlarda, televizyon ekranlarında ya da Meclis kürsüsünde yapılmıyor. Adliye koridorları da siyasi tartışmaların önemli sahnelerinden biri hâline geldi. Özellikle son dönemde CHP'li belediyelere yönelik art arda başlatılan soruşturmalar, kamuoyunun gündemini belirleyen başlıklardan biri oldu. Hukukun işlemesi elbette demokratik devlet düzeninin vazgeçilmez şartıdır. Kamu kaynaklarını kullanan herkes, siyasi kimliği ne olursa olsun hesap verebilmelidir. Ancak seçmenin dikkat ettiği konu, yalnızca soruşturmanın varlığı değil; soruşturmanın herkese aynı ölçüde uygulanıp uygulanmadığıdır.

Seçmen psikolojisi üzerine yapılan birçok araştırma gösteriyor ki insanlar sadece sonuçlara değil, süreçlerin adil olup olmadığına da büyük önem veriyor. Hatta kimi zaman adalet algısı, ekonomik göstergelerin bile önüne geçebiliyor. Çünkü vatandaşın zihnindeki temel soru şudur: "Aynı durumda olan herkese aynı muamele yapılıyor mu?"

Tam da bu noktada kamuoyunda oluşan algıya bakmak gerekiyor. CHP'li belediyeler hakkında açılan soruşturmalar geniş yer bulurken, geçmişte haklarında benzer iddialar gündeme gelen bazı AK Parti belediye başkanlarının farklı süreçler yaşadığı yönündeki değerlendirmeler de uzun zamandır siyasetin konusu oluyor. Kimi belediye başkanları görevlerinden istifa etti, kimi hakkında uzun süre sessizlik hâkim oldu, kimi dosyalar ise kamuoyunun gündeminden zamanla düştü. Yine muhalefetten iktidar partisine geçen bazı siyasetçiler hakkında dile getirilen iddiaların da aynı yoğunlukta yargı süreçlerine dönüşmediği yönünde eleştiriler dile getiriliyor.

Burada tartışılması gereken mesele, herhangi bir kişi hakkında peşinen hüküm vermek değildir. Asıl mesele, seçmenin bütün bu tabloyu nasıl okuduğudur.

Siyasi iktidarlar çoğu zaman hukuki süreçlerin seçmen davranışını etkileyeceğini........

© Yeniçağ