menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çocuklarımız

33 0
07.10.2026

Dün İstanbul Başakşehir’de bir okulda yaşanan olay, artık yalnızca “bir öğrencinin arkadaşlarıyla kavga etmesi” olarak geçiştirilemeyecek bir noktaya gelmiş durumda. Sabah saatlerinde Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda başka bir okulda öğrenim gören 15 yaşındaki bir kız öğrencinin bıçaklı saldırısında yedi kız öğrenci yaralandı; bazı yaralıların durumunun ağır olduğu açıklandı. İlk resmi açıklamalarda yaralı sayısı konusunda farklılıklar bulunmakla birlikte olayın niteliği değişmiyor: Çocuklar, okul gibi güvenli olması gereken bir mekânda birbirlerine bıçakla saldırıyor.

Üstelik bu olay tek başına değil.

Mart ayında İstanbul Çekmeköy’de 17 yaşındaki bir öğrenci iki öğretmeni ve bir öğrenciyi bıçaklamış, öğretmenlerden Fatma Nur Çelik hayatını kaybetmişti. Milli Eğitim Bakanlığı olayın ardından idari soruşturma ve inceleme başlatıldığını, okulda öğrencilere rehberlik ve psikolojik destek verildiğini açıkladı.

Eylül ayında ise Manisa Turgutlu’da 15 yaşındaki bir öğrencinin okul çevresinde av tüfeğiyle ateş açması sonucunda 11 öğrenci yaralandı. İlk ifadesinde saldırıyı bir gün önce yaşadığı bir kavga ve “kız meselesi” ile ilişkilendirdiği bildirildi.

Bunların her biri elbette kendi hikâyesine sahip. Birinde akran zorbalığı, diğerinde kişisel çatışma, başka bir olayda ailevi veya psikolojik sorunlar bulunabilir. Fakat tam da burada asıl soruyu sormamız gerekiyor:

Neden birbirinden farklı görünen olayların sonunda aynı yere, yani şiddete çıkıyoruz?

Bu sorunun cevabını yalnızca saldırgan çocukların psikolojisinde aramak eksik kalır. Dünya Sağlık Örgütü de gençlik şiddetini tek bir nedene bağlamıyor. Aile ilişkileri, okul başarısızlığı, akran çevresi, şiddete maruz kalma, ekonomik eşitsizlik, okul ortamı ve toplumsal koşulların birbirleriyle etkileşiminden söz ediyor. WHO'nun ifadesiyle gençler arasındaki şiddeti ortaya çıkaran “tek bir faktör” yoktur; farklı risk faktörleri birbirleriyle........

© Yeniçağ