Bana Bir Şey Olmazcılık
Jeffrey Epstein dosyasına dair belgelerin kamuoyuyla paylaşılması, uzun süredir sezilen ama tam olarak görünmeyen bir gerçeği açığa çıkarıyor: Bazı suçlar, gizli kaldıkları için değil; görülmelerine rağmen durdurulmadıkları için büyüyor. Epstein meselesi de bu yüzden yalnızca bir ceza davası değil, gücün hukukla temas ettiği yerde nelerin askıya alınabildiğini gösteren bir vaka hâline geliyor.
Bu belgeler, “ne oldu?” sorusu kadar rahatsız edici bir soruyu dayatıyor: “Neden bu kadar uzun süre hiçbir şey olmadı?”
Ve bu soru, ister istemez faili aşan bir alana, yani düzenin kendisine yöneliyor.
Bir kişi değil, bir mekanizma
Epstein’e dair kamuoyuna yansıyan belgeler, suçun kendisinden çok, suç etrafında örülen ilişkiler ağını açığa çıkarıyor. Yıllara yayılan iddialar, bilinen temaslar, defalarca yapılan bildirimler ve buna rağmen geciken müdahaleler, karşımıza tekil bir failden ziyade işleyen bir düzen çıkarıyor. Bu düzenin temel özelliği, belirli bir ekonomik ve sosyal güce sahip olanların, fiilen farklı bir hukuki iklimde hareket edebilmesidir.
Burada mesele hukukun belirli eşiklerde ağırlaşması, hatta zaman zaman duraksamasıdır. Servet, bağlantılar ve........
