menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hikmetsiz akıl, ahenksiz güç, hayata yansımayan güzellik

12 0
28.03.2026

Hikmetsiz akıl, ahenksiz güç, hayata yansımayan güzellik

Çağımızın asıl krizi, aklın zayıflaması değil hikmetten kopması; gücün eksikliği değil ölçüden uzaklaşması; güzelliğin yokluğu değil hayata nüfuz edememesidir.

Hepimizin geçmiş Bayramı mübarek olsun. Gönül isterdi ki bu Bayram sonrasında Hikmetten ve Güzellikten bahsedelim. İnsanların sevgiyi ve bilgiyi paylaşıp, nefreti ve cehaleti azalttığı bir ortamda yaşayalım. Ama maalesef durum tam tersi gibi… Bugün insanlığın içinde bulunduğu bu trajik durumu anlatmaya çalışacağım. Ancak bilelim ki umut hiçbir zaman bitmez, bitmemelidir.

İnsanlık bugün garip bir çağın içinde yaşıyor. Bilim ilerliyor, teknoloji baş döndürücü bir hızla dönüşüyor, veri işleme kapasitesi büyüyor, yapay zekâ gündelik hayatı ve üretim süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Ama aynı anda savaşlar sürüyor, toplumlar kabalaşıyor, siyaset sertleşiyor, kültürel üretim çoğu zaman derinlikten çok hız ve tüketime göre biçimleniyor. 27 Mart 2026 itibarıyla Orta Doğu’da savaş bütün acımasızlığıyla devam ederken, diplomatik çıkış yollarının zayıf kalması ve sivil yıkımın büyümesi, çağımızın bu sert yüzünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

Bu tabloyu açıklamak için bence üç temel kavrama dönmek gerekiyor: Akıl ve hikmet, kuvvet ve güzellik. Çünkü bugünün asıl meselesi aklın bütünüyle kaybolması değildir; tersine, aklın çok güçlenmesine rağmen hikmetten uzaklaşmasıdır. Benzer biçimde sorun gücün eksikliği de değildir; sorun, gücün ölçü ve ahenkten kopmasıdır. Güzellik de tümüyle yok olmuş değildir; fakat çoğu zaman hayatı kuran bir ilke olmaktan çıkıp yüzeyde kalan bir görüntüye dönüşmüştür.

1. AKIL HİKMET KUVVET VE GÜZELLİK: İNSANI VE TOPLUMU AYAKTA TUTAN KAVRAMLAR

Önce akıl ile hikmeti ayırmak gerekir. Akıl, insanın ayırt etme, karşılaştırma, sebep-sonuç ilişkisi kurma, tutarlılık arama ve hükme varma yetisidir. Akıl sorar: Bu doğru mu? Bu mantıklı mı? Bu sonuç hangi gerekçeye dayanıyor? Bu yönüyle akıl vazgeçilmezdir; çünkü düzen kurar, karmaşayı çözer, hatayı yakalar, çelişkiyi görünür kılar. Fakat akıl tek başına yetmez. Çünkü akıl çoğu zaman araçları seçer; fakat o araçların hangi amaç için kullanılacağını her zaman tayin edemez.

Burada hikmet devreye girer. Hikmet, bilginin yalnızca doğruluğunu değil, yerini, zamanını, ölçüsünü ve ahlaki anlamını kavrama olgunluğudur. Akıl, doğru cevabı bulabilir; hikmet ise o cevabın hayatta neye hizmet edeceğini sorar. Akıl çözüm üretir; hikmet o çözümün insanî olup olmadığını sınar. Bu yüzden akıl ile hikmet birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan iki ayrı mertebedir. Akıl olmadan hikmet belirsiz sezgiciliğe kayabilir; hikmet olmadan akıl ise kuru rasyonalizme, hatta araçsal........

© YeniBirlik