Eşik zamanı: Barışa semah dönmek
Yeni bir yılı geride bırakırken, yeni bir yılın eşiğindeyiz. Alevi inancında her eşik yalnızca bir takvim değişimi değildir; yüzleşmenin, niyet etmenin, hakikate bir adım daha yaklaşmanın ve özgür yaşamın çağrısıdır.
2025 yılı, Aleviler açısından ne yazık ki yine inkârın, eşitsizliğin ve görmezden gelinmenin sürdüğü bir yıl oldu. İnancımız hâlâ tanınmıyor. Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı, inancımızı Türk-İslam anlayışının kültürel alt birimi olarak görmektedir. Yüzleşme hâlâ erteleniyor; kutsal mekânlarımız baskı altındadır. Dinci, milliyetçi, cinsiyetçi bir eğitim modeli kamusal alanın her tarafına yayılmış. Bu tabloyla yüzleşmeden, bu acılarla hesaplaşmadan yeni bir yıldan gerçek bir umut beklemek zor!
Zaman, zulüm deryasının çoğalması değil; ışığın örgütlendiği, Hak kelamının delil olduğu, ana kadının kelamının nur olup meydan açtığı zamandır. Zaman, zulmün ve nahak anlayışın kader olmadığını; barışın bir irade olduğunu hatırlatma zamanıdır.
Yaşadığımız topraklar çok acı gördü. Her dem anaların havarları gök kubbeye ulaşırken, masum-u pak evlatlarımızın kanları toprağı mekân tuttu. Oysa toprak, kanın değil; Hakk’ın görünür olduğu mekândır. Hak, tende ve canda kendini var eder.
Zaman, barışın bir irade olduğunu beyan etme zamanıdır. Haykırma zamanıdır. Barışa çerağ uyandırmak, Hak aşkı ve Hızır gayretiyle özgürlüğe semah dönmek zamanın ruhuna uygundur. Hakikate aşk ile bağlı olanlar çok acı gördü. Yunus’un dediği gibi:
“Aşk ile yürüyen sırtında dünyayı taşır,
Aşksız yürüyen beden diye bir ceset taşır.”
Evet, barışı ve demokrasiyi esas alanlar sırtında dünyayı taşıyor. Barış ve demokratik toplum için silahlarını çerağ yapanlar, sırtında dünyayı taşıyanlardır.
Kimliği,........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin