menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hürmüz Boğazı ve dünya ekonomisi

47 0
18.04.2026

Emperyalizmin ve Siyonizmin İran’a karşı başlattığı savaş, ateşkes ve İslamabad müzakerelerinden sonra yeni bir evreye girdi. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapatılması savaşın seyrini etkiledi. Aslında ateşkes, savaşın bitmesinden öte savaşta yeni bir aşamayı ifade ediyor. İran’ın hızlı çözülüp, rejimin hızla yıkılması üzerinden belirlenen stratejinin çökmesi Trump yönetimini ülke içinde ve uluslararası boyutta zor durumda bıraktı. Öte yandan ABD ve İsrail arasında stratejik tercih ve yönelim farklılıklarını ortaya çıkardı. İran’ın ağır darbeler almasına, yönetici elitinin büyük kısmının öldürülmesine rağmen askeri direnci ve yürüttüğü savunma taktiği ezber bozucu sonuçlar yarattı. Rejim ülke içinde ciddi bir muhalefetin varlığına ve savaşın yıkıcı sonuçlarına rağmen hegemonyasını koruyabildi. Yaşadığı sorunlara yanıtlar üretebildi ve kurumsal varlığını sürdürüyor. Olası açık işgale hazırlıklı olduğunu gösteren mozaik konsepti gibi adımlar attı. Ayrıca savaşı uzun süreye yayma, ekonomik olarak bölgesel ve küresel krizi derinleştirme ve çelişkileri artırma taktikleri izledi. Askeri ve teknik kapasitesini korudu. Bu noktada Rusya ve Çin’den lojistik, askeri ve istihbarati destek aldığı bilinen bir gerçektir. Ayrıca Pakistan’ın benzer destekleri yaptığı söylenebilir. En başta Pakistan İran’a diplomatik manevra kabiliyeti sağladı. İslamabad görüşmeleri başlıbaşına tarihsel boyutlara sahip İran diplomasisinin performansını göstermektedir.

Hürmüz’ün stratejik önemi

Hürmüz Boğazı en başta dünya petrol tüketimin ve sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 20’sinin geçtiği bir enerji koridorudur. Ayrıca gübre gibi tarımsal girdilerin yanında petro kimya, helyum gibi kritik sektörlerin transferleri ciddi oranda bu noktadan yapılıyor. Boğaz jeopolitik ve jeoekonomik olarak dünyanın en stratejik bölgelerinden biridir. Hürmüz........

© Yeni Yaşam