Yapay zekanın ekonomik gelişme üzerindeki etkileri
2007-09 küresel finans krizi, ABD gibi gelişkin ekonomilerdeki finansal krizlerin; mali imkanları sınırlı ve dış şoklara karşı korumasız olan azgelişmiş ve düşük gelirli ekonomileri nasıl tahrip edebileceğinin iyi bir örneğidir.
Çünkü bu krizler finansal piyasaların ötesine ve dünyaya yayıldığında, ortaya çıkan hasar daha hızlı ve daha geniş kapsamlı oluyor: yeni reel yatırım yapılmıyor, ekonomik büyüme yavaşlıyor ve işsizlik artıyor. Bu da ihracat talebini azaltan ve turizmden gelen döviz girişlerini kısıtlayan bir zincirleme reaksiyonu tetikleyerek, ekonomik zorlukları artırıyor.
2026-27 yıllarında ABD’de, yapay zekâ balonunun patlamasıyla tetiklenmesi beklenen bir küresel finansal kriz, Trump’ın korumacı politikaları nedeniyle de ekonomileri iyice zayıflamış olan ülkeler ve yüksek düzeyde dış borcu olan ülkeler açısından çok büyük bir risk oluşturuyor.
Bazı sermaye çevreleri de endişeli
Nitekim bu endişeler uluslararası sermayenin bir kesimi tarafından da yakınlarda paylaşıldı. Bu yıl ocak ayında Davos’ta toplanan Dünya Ekonomik Forumu’nda, AFL-CIO Başkanı E. Shuler, yapay zekâ endüstrisinin, halihazırda halkın çıkarlarına hizmet edemeyen ekonomiye vereceği ilave zararları konusunda uyarıda bulundu ve şunları söyledi:
“Ekonomiler şu anda halkın yararına çalışmıyor. Eşitsizlik en yüksek seviyede. İnsanlar daha çok çalışıyor ama daha az kazanıyorlar. Hayatta kalabilmek için iki, hatta üç işte birden çalışıyorlar… Şimdi buna bir de yapay zekayı ekleyin: İşlerinde, önceden eğitimini almadıkları, söz hakkına sahip olmadıkları, güvencesizliği daha da artıran yeni teknolojilerle karşılaşan insanlar elbette endişeli olacaklar.” (1)
Buna karşılık, yapay zekâ teknolojisinin toplumda “devrimci bir dönüşüm yarattığını” ileri sürenler de var ve bu kesimlerin ana savları; “bu teknolojinin işgücü verimliliğini, dolayısıyla da ekonomik büyümeyi artıracağı, yeni istihdam alanları yaratmak suretiyle istihdam üzerindeki olumsuz etkileri telafi edeceği” yönünde.
Bu tartışmaların farkında olarak, yazı dizimizin bu bölümünde (finansal krizi tetikleme potansiyeline ilave olarak), yapay zekâ teknolojisinin genel olarak ülke ekonomileri, gelişme, işçi sınıfı ve genel olarak emek üzerindeki etkilerini ele alıyoruz.
Teknolojik bir devrim ancak…
Yapay zekâ, “reel ekonomik faaliyetler üzerinde geniş kapsamlı etkileri olan dönüştürücü bir genel amaçlı teknolojik devrim” olarak nitelendiriliyor olabilir.
Ancak şu ana kadar elde edilen veriler; yapay zekanın mikro düzeyde verimlilik artışlarını sağlayabileceğini ortaya koysa da makro ekonomik düzeyde bu etkiler hala net değil. Keza sektörel kompozisyon ve yapay zekâ teknolojilerini benimseme ve kullanma hazırlığı konusunda ülkeler arasındaki düzey farklılıkları, yapay zekanın üretim ve istihdam üzerindeki etkilerini farklılaştırıyor.
Bir başka anlatımla, yapay zekanın ekonomik büyüme üzerindeki kısa ve orta vadeli etkileri, gelişkin ekonomiler ile azgelişmiş ekonomiler arasında belirgin bir şekilde farklılık........
