menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD ekonomisi finansal çöküşün eşiğinde

45 0
04.03.2026

Finansal krizlerin, finans sektörünün en kapsamlı örneğine sahip olan ABD’de patlak vermesi tesadüf değil. Bu ülkenin ev sahipliği yaptığı neo-liberalizm ve beraberinde hızlanan küreselleşme ve finansallaşma da bu krizlerin başta Avrupa olmak üzere, neredeyse tüm kapitalist dünyaya yayılmasıyla sonuçlanıyor.

‘2007-09 finansal krizi’ bunun en somut örneklerinden biri. ABD’de patlayıp, sadece üç hafta içinde tüm dünyaya yayılıp, başta finans ve imalat sektörü olmak üzere tüm ekonomik sektörleri vurmuş ve 1929 Büyük Buhranı’nın ardından şu ana kadar görülmüş en derin ikinci krizi sıfatını kazanmıştı.

Bu yıl bir finansal çöküş yaşanır mı?

Ancak kapitalizmin krizleri sona ermiyor. Üstelik bu krizler giderek çoklu krizlere dönüşmeye yani tüm toplumsal ve ekolojik yaşamı etkilemeye başladı. Şimdi soru, “bu yıl ya da en geç 2027’nin başlarında yeni bir finansal çöküşün yaşanıp yaşanmayacağı” sorusu.

Eğer tarih bir rehber ise aslında sorulması gereken soru, “başka bir büyük finansal çöküşün olup olmayacağı değil, ne zaman olacağıdır”. Kuşkusuz dünya nüfusunun çoğu için bu soru, “ABD’de başlayan böyle bir krizin kendi ülkelerini ve daha da önemlisi başta işçi sınıfı olmak üzere tüm halkların yaşamını ve geleceğini nasıl etkileyeceğidir”.

Balonların sönümlenme hızı belirleyici olacak

Amerikalı iktisatçı Jack Rasmus’a göre, önümüzdeki aylarda çok sayıda finansal piyasa balonunun ne kadar hızla sönümlenebileceği, önümüzdeki 12-18 ay içinde bir “finansal çöküş” olup olmayacağını belirleyecektir.

“Şubat 2026’da finansal piyasalarda olup bitenler, özellikle de mevcut yapay zekâ yatırımlarındaki patlama, 1998-2000 yıllarında ‘dotcom internet balonu’nun aşırı yatırımına benziyor ve 2003-07 yıllarını izleyen konut patlaması ve balonunun unsurlarıyla örtüşüyor olsa da 2026-2027 yıllarında ortaya çıkacak olan finansal çöküşün diğerlerin farklı ve daha endişe verici boyutları söz konusu”.(1)

Jeopolitik ve iç gerilimler

Kuşkusuz 28 Şubat tarihinde gerçekleşen ABD-İsrail ortaklı İran saldırısı gibi jeopolitik olaylar altın fiyatlarını, ABD’deki iç siyasi gelişmeler (Trump’ın Kasım ayında yapılacak ABD seçimlerini baltalamak için tehditler ve eylemlerde bulunması gibi) kripto fiyatlarını etkileyecektir. Tüm bunlar, bu yıl yatırımcıların ve tüketicilerin güvenini olumsuz etkileyecek ve zaten giderek kırılgan hale gelen hisse senedi (borsa), kripto para, ABD doları ve metal finans piyasalarına olumsuz etkilerde bulunacaktır.

Borsalar rekor seviyelere ulaşırken, artan finansal kırılganlık ABD ve Avrupa’da alarm zillerini çaldırıyor. IMF de son zamanlarda bu endişeleri yineleyerek, yaklaşan bir kriz korkusunu körükledi.

Küresel finans tehlikeli sularda yüzüyor

Kısaca, varlık fiyatları yükselirken ve devasa miktarda spekülatif para riskli piyasalara akarken, küresel finans sistemi yeniden tehlikeli bir bölgeye giriyor. Kaçınılmaz çöküşler veya fiyat düzeltmeleri gerçekleştiğinde, bunun etkileri ABD ve Avrupa’nın çok ötesine yayılacak ve zaten borç ve belirsizlikle boğuşan gelişmekte olan ekonomileri vuracaktır.

Uyarı işaretleri her yerde mevcut: finansal varlık fiyatları, temel göstergelerle açıklanabilecek seviyenin çok ötesinde yükselirken, banka dışı finansal aracılar artık 2008 finansal krizine giden yıllarda ‘gölge bankalar’ın oynadığı role benzer bir rol oynuyor. Aynı zamanda, stabilcoinlerin yükselişi, düzenlemeye tabi bankaları kripto para birimlerinin opak dünyasına çekmiş durumda. Kanıtlanmış getirilerden çok, abartılı reklamların etkisiyle büyük miktarda spekülatif sermaye yapay zeka hisselerine akın ediyor.(2)

Peki, somut olarak hangi finansal göstergeler ABD ekonomisinin, büyük olasılıkla bu yıl içinde ciddi bir finansal kriz yaşayabileceğini gösteriyor?

Aslında finansal balonları, patladıkları ana kadar gerçek zamanlı olarak tanımlamak oldukça zor. ABD ekonomisinin şu anda bir balonun içinde olup olmadığını kesin olarak söyleyebilmek için, günümüzün yapay zekâ yatırım patlamasının büyüklüğünü ve yoğunluğunu ve potansiyel balonun sona erme zamanını anlamak gerekiyor.

Bu yazı dizisinde şu ana kadar yaptığımız analizler, aslında ABD ekonomisinin bir finansal balonun içinde olduğunu ortaya koyuyor.

Aşırı değerlenmiş finans piyasaları

İlk olarak, ABD’de finansal piyasalar aşırı değerlenmiş durumda. Trump’ın göreve gelmesinden bu yana geçen 14 ay boyunca, S&P 500 ve Nasdaq borsaları, kripto para piyasası ve altın ve gümüş piyasaları gibi finansal varlık piyasası balonları 2025 yılında rekor seviyelere ulaştı. Bu yılın Şubat ayı başında bu piyasalar aniden daraldı, kısa bir süreliğine toparlandı ancak ardından tekrar düşüşe geçti.

Örneğin aşağıdaki grafikten de görülebileceği gibi balonun olup olmadığının bir göstergesi olarak kabul edilen ‘Fiyat-Kazanç (PE) Oranları’ gibi geleneksel değerleme ölçütleri aşırı seviyelere ulaşmış durumda.

Yüksek düzeyde gizli kaldıraç

Finansal........

© Yeni Yaşam