Koridor arayışı mı, jeoekonomik çıkarlar mı?
ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattıkları saldırı savaşının sonucunda Hürmüz Boğazı ile Kızıldeniz’e giriş noktası olan Bab el-Mandab’ın fiilen kapatılması Avrupa’yı, ama özellikle enerji kaynakları ithalatına bağımlı olan Almanya’yı olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle Avrupalı devletler risk oranını azaltan alternatif güzergâhlar arayışına girmekteler. Basına yansıyan haberlere göre Körfez ülkelerinden yapılacak nakliyatların Mısır, Suriye ve Türkiye üzerinden yeni boru hatlarıyla gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Geliştirilen planların neler içerdiğini görebilmek için Federal Şansölye bütçesinden finanse edilen “Bilim ve Politika Vakfı” SWP’nin analizlerine bakmak yardımcı olacaktır. Merkezi Berlin’de bulunan SWP, Hürmüz ve Bab el-Mandab boğazlarındaki gerilimlerin sona ermeyeceğinden, hatta her iki boğazın da gelecekte yapısal olarak savunmasız olacağı tespitinden hareketle, bir dizi alternatif boru hattının kurulmasını öneriyor. Örneğin Kerkük’teki petrol sahalarından Suriye’nin Banyas limanına uzanan eski petrol boru hattının ivedilikle onarılması, ayrıca Basra’daki petrol sahalarından Türkiye’nin Ceyhan limanına kadar uzatılması planlanan boru hattının Avrupa tarafından desteklenmesi isteniyor.
İran’a yönelik saldırı savaşının sonuçlarından en fazla etkilenen Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri halihazırda alternatif güzergâhları inşaya........
