menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üçüncü Yol’da çokluk barış

9 0
18.03.2025

Kürt meselesinin şiddet zemininden siyaset zeminine taşınacağı tarihsel zamanlardan geçiyoruz. Çelişkili duyguların ve sorgulamaların bolluğu doğal olarak belirsizliği besliyor. İnisiyatif alan özneler çelişkileri bertaraf etmekle boğuşuyor.

İnisiyatiflerle yürüyen süreç, Kürtlerin hukukunun yanı sıra çoklukların stratejik rolünün de bir o kadar kritik olduğu bir süreç. Çokluklar ne yapmalı, nerede durmalı gibi sorulara verilecek yanıtlar gelecek siyasetine ışık tutuyor.

Üçüncü Yol siyasetinin sürekliliği

Dönüşen, dönüştüren bu siyasal konjonktürde tüm dinamikler saflarını güncelliyor. Ezilenler açısından safların tahkimatı yeni yaşamın kaldıracı olan Üçüncü Yol siyasetini yeniden tartışmaya açıyor.

Üçüncü Yol siyaseti mümkün olanı arzulamayı kesintisiz öneren stratejik bir yol. Üçüncü Yol’dan yürüyerek yapılan siyaset, bir yandan “sürekli devrim” ilkesini esas alarak savaş toplumundan barış toplumuna geçişin imkan ve olanaklarından yararlanmayı; diğer taraftan sistemsel eleştiriyi canlı tutarak mega toplumsal yapıların dönüşümünü kolaylaştırabilir. Böylece barış toplumuna geçiş eşiğinde zihniyet devrimiyle dirilen teorik ve pratik kavga, yeni siyasal araçların takviyesiyle yeni bir aşamaya geçme şansını yakalamış olur.

Üçüncü Yol siyaseti, kavgası verilerek kazanılan her mevzinin tahkim edilmesini öneren devrimci siyasetin yoludur. Aynı şeyleri yapmayı değil, farklı ve yeni olanı arzular ve örgütler. Arzular “ilkelerden” güç alır. İlkeler dönemsel değil tarihsel hataların ve deneyimlerin sonucunda varılan ortak aklın yasalarıdır.

İlkelerin yağmalandığı........

© Yeni Yaşam