menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üçüncü Cumhuriyet mümkün mü?

31 0
23.04.2026

‘Tarihin çökeltisi olsak da kendi tarihlerimize müdahale etmede muktediriz’

Sorunlara çözüm bulmanın zorlaştığı, genel bir belirsizlik halinin yaşandığı bu konjonktürde cumhuriyet rejimini yeniden tartışmaya açmanın, cumhuriyetin demokratikleştirilerek kapsayıcı ve kurtarıcı rolünün önemi giderek artmaktadır. Türkiye’de Cumhuriyet, olası tehlikelere karşı tüm toplumu aynı çatı altında tutabilecek koruyucu bir şemsiye hayaliyle kurulmuştu. Ancak bunun yerine monarşileri aratacak şekilde güçlü olanların menfaatlerine hizmet eden siyasal bir teknolojiye dönüştü.

Tarihsel akışın içinde gerek kurucu aktörlerin askeri kimliği, gerekse de rejimin çokluklar üzerinde kurduğu otoriter ve tekçi pratikler Cumhuriyetin yapıbozumunu zorunlu kılıyordu. Ancak arzu edilen yapıbozumu ne AKP öncesi hükümetler ne de AKP’nin kendisi başardı. Yaşananlar Kemalistlerle İslamcı elitlerin yer değiştirmesinden öteye gidemedi.

Zaman içinde yönetimsel aklın istisnai durumları kurala dönüştüren kolaycılığa sığınması, ülkede istikrarsızlığı, güvensizliği, mafyatik kültürü ve yapısal şiddeti egemen kıldı. Türk elitleri siyasal hırslarına yenilerek Cumhuriyeti demokratikleştirmeyi ıskaladı. AKP hükümetleri de ilk cumhuriyetçilerin hatasına düşmüştü. Sürekli düşman icat ederek ayakta kalan beyaz cumhuriyetin travmasını bir kurtuluş reçetesi olarak satın almıştı. Cumhuriyeti çağın ve toplumsal realitelerin ihtiyaç duyduğu şekilde dönüştüremeyince “ileri demokrasi” vaadini bir kenara itip postmonarşik bir anlayışla ülkeyi yönetegeldi.

Türk siyaseti, farklılıkları tanımlayan ve güvence altına alan cumhuriyetin üçüncü evresine geçebilmenin zorluklarını nasıl aşabilir? Türkiye’de Birinci Cumhuriyet’in seküler kesimleri ile İkinci Cumhuriyet’in muhafazakar kesimlerinin yanı sıra, Kürtleri de içeren Üçüncü bir........

© Yeni Yaşam