‘Ya onurunuz ya sağlığınız diye ikilemde bırakılmak…’
Ağırlaştırılmış müebbet almamış yüzlerce arkadaşımız günde sadece 1 saat havalandırmaya çıkarılarak ağır tecride maruz bırakılıyor. Zaten idarece açılan kurslara da çıkarılmıyor; günün 23 saati 12 metrekarelik hücrelerde bırakılıyor, psikolojik olduğu kadar fiziken de cezalandırılıyoruz
İçeriden \ Hüseyin Aykol*
Giresun/Espiye L Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Kemal Yiğit, 01.06.2026 tarihinde yazmış olduğu mektupta şöyle diyor: “Başta sağlık hakkı olmak üzere özgürlük ve güvenlik hakkının yanı sıra ayrımcılık yasağına ilişkin birçok yasal ve anayasal hakkımız ihlal edilmektedir.
Güvence altına alınan haklara rağmen ayrımcılığa uğramaktayız. Hastaneye gidişlerde tarafımıza dayatılan ağız içi araması uygulamasının yıllardır devam etmesinden kaynaklı durum, psikolojik ve fiziksel işkence boyutuna evrilmiş durumda. Her ne kadar konunun açık lafzında eşitlikten dem vurulmuşsa da cezaevi yaşantımızın her alanında Kürt ve siyasi kimliğimizden kaynaklı azami eşitsizliği yaşamaktayız. Ağız içi araması hayvanlara dahi yapılmayacak bir uygulamadır. 15-20 kişilik bir askeri grubun içinde bizden ağzımızı açmamızı istemektedirler. Kabul etmediğimizde nakillerimiz iptal ediliyor. Genel olarak aramalara karşı olmadığımızı ancak bu onur kırıcı ağız içi aramasını kabul etmediğimizi belirtiyoruz. Bizi ya onurunuz ya sağlığınız diye ikilemde bırakmaktadırlar.
Koşullu salıverilme tarihi gelmiş olan arkadaşlarımızın keyfi bir biçimde tahliyeleri engelleniyor. Sefer Baran arkadaşımızın infazı Temmuz 2024 tarihinde bitti. 20 aydır havadan sudan gerekçelerle cezası uzatılmaktadır. Yıllarca bizimle beraber normal müebbet olarak yatan Mehmet Darga (65) arkadaşımızın cezasının bitimine az bir süre kala cezası müebbet hapisten ağırlaştırılmış müebbete çevrilerek tekli odalara alındı. Kendisi kalp ameliyatı olmuş ve kalbinde üç stent bulunmaktadır. Her iki gözünde de katarakt tespit edilmiş, ameliyat olması gerekiyor. Ramazan Eroğlu (33) arkadaşımızın da psikolojik sorunları bulunmaktadır. ATK’ye gönderilmesi gerekiyor ancak ne cezaevi idaresi ne ilgili savcılık ne de Adalet Bakanlığı konuya ilgi göstermektedir.........
