Özgürlük Hareketi’nin tarihsel dönüm noktaları ve kavramsal-kurumsal gelişim
1973 Çubuk Barajı ve kavramsal diriliş dönemi
Özgürlük Hareketi’nin tarihinde Newroz zamanı 1973, 27 Kasım 1978, 15 Ağustos 1984 zamanları tarihsel dönüm noktalarıdır. 10 Ağustos 2026 zamanı da tarihsel dönüm noktasına adaydır. 1973 Çubuk Barajı kıyısında piknik havasında yapılan mütevazi toplantı özgürlüğe giden yolun ilk tohumunun atıldığı vakittir. 1973-78 aralığında parti kuruluşuna giden yıllarda kavramsal düşüncenin oluşumu, ideolojikleşme ve onu içselleştirmeye yönelme, doğrultuyu tayin etme ve kurtuluşa giden yolun ilk düşünsel altyapısını oluşturmaktır. Özcesi bu kavramsal dirilişin gerçekleştirme dönemidir. Kavramsal diriliş 27 Kasım 78’de PKK şeklinde içerik ve biçim kazanan ilk kurumsal doğuşu gerçekleştirmektir. Bu yeni bir dönünüm noktası olmaktadır. PKK, Kürt’ün inkâr edilen, yok sayılan, ortadan kaldırılmaya çalışılan varlığının kurtuluşa giden yolunu açığa çıkarmanın öncüsü olmaktadır.
1978 doğuşu ve Ulusal Kurtuluş İdeolojisi’nin pratikleşmesi
27 Kasım ‘78’de Kürtler kurtuluşa giden yolda bir doğuş gerçekleştiriyor. Ve bu doğuş lafta kalmıyor; eylemsel pratikleşmeye ulaşıyor. Uzun dönemli halk savaşı stratejisi soğuk savaş yıllarının stratejisidir. Kendi içinde çeşitli evrelere ayrılır. Silahlı propaganda, denge ve taarruz dönemi evresi şeklinde olmaktadır. Zayıf olanın vur-kaç taktikleriyle güçlü olan askeri gücünü yıpratarak güçsüz kılma, toplumsal yapıda başarma umudu, gücü ve iradesini açığa çıkarma esasına dayanmaktadır. Yani uzun dönemli bir yıpratma, güçlülüğü güçsüz, güçsüzü güçlü kılma savaşı oluyor. 20. yüzyılda hemen bütün kıtalarda bu savaş türü başarılı olmuş ve sonuçta klasik sömürgecilik parçalanmıştır ve büyük oranda tasfiyeye uğratılmıştır. En öne çıkan anti sömürgeci klasik gerilla savaşları Çin ve Vietnam, Angola vd. sayılabilir.
Kürtlerde ise bu süreç aslında çok daha farklıdır. Kürtler inkar edilmiş ve Kürt varlığı yok sayılmıştır. Asimilasyon ve yer yer fiziksel soykırım düzeyine çıkan askeri, siyasi ve kültürel pratikler yaşanıyor. 1940-70’ler arasında Kürt halkı büyük oranda umudunu yitirmiş, Türkleşme, Farslaşma, Araplaşma’nın geliştiği bir dönemdir. İşte 1978’de partileşmenin kurumsallaşmanın doğuşu ideolojik oluşum ve anti-sömürgeci ulusal kurtuluş mücadelesine adım atılmıştır.
1984 toplumsal diriliş ve silahlı mücadelenin başlangıcı
Bütün bu hazırlık, pratik birikimlerin sonucunda 15 Ağustos 1984’deki atılım gerçekleşecektir. Bu aynı zamanda toplumsal diriliş dönemine de geçiştir ve toplumsal diriliş olmaktadır. İlk kez kurumsal bir askeri örgütlemenin ve toplumsal diriliş ve direnişini örgütleyerek kurumsallaşmalara ulaşılacaktır. ARGK ve ERNK yapılanmaları bu temelde ortaya çıkacaklardır. Günümüzde bu her iki örgütsel yapılanma tarihsel misyonlarını tamamlayarak yerlerini yeni oluşumlara terk etmiş durumdadırlar.
PKK’nin doğuşu ideolojik-politik bir hattı yönetecek örgütün doğuşu ve partisidir. ERNK ise Kürt toplumsal varlığını açığa çıkaran örgüt olarak gelişecektir. ARGK askeri bir yapıdır, bir direniş organıdır. O açıdan 15 Ağustos Atılımı toplumsal bir dirilişin doğuşu olmaktadır.
1990’lar: Varlığın kanıtlanması ve ulusal kurtuluşun tamamlanması
Daha sonraları uzun dönemli halk savaşı stratejisi dönemine girilecektir. Silahlı propaganda girişiyle başlanacak, ARGK ile stratejik denge aşamasına ulaşılacaktır. Buradaki gaye Kürdün direnebileceği düşüncesini geliştirmek, özgüven, umut, varlık olabilmektir. Ulusal-toplumsal değerlerine yabancılaştırılan Kürdün özüne dönüşü gerçekleştirme hedefine ulaşmaktır. Zira daha önceleri Kürt var mıdır yok mudur, Kürt direnebilir mi direnemez mi soru ve kuşkularını gidermek gerekiyordu. Özcesi Kürt varlığı tartışmalı hale getirilmişti. 1973 ilk adımı varlık yokluk koşullarında gerçekleşecektir. Daha sonraki süreçler bunun kanıtlanmasıyla geçecektir. ‘90’lara geldiğimizde Kürdün var olduğu açığa çıkarılmıştır. Yani varlık ortaya çıkmıştır, doğuşu........
