menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İktidarın paradoksu: ‘Sulh’ veya demokratik çözümle barış

28 0
04.05.2026

Barış ve Demokratik Toplum süreci başladığı günden beri reel-politik düzlemde gerilimler üreten ve iktidarın ürettiği paradoks olarak sürece eşlik eden bir siyasal durum yaşanıyor. Bu paradoks, süreçteki her yeni hamle ve adımda gün yüzüne bir kez daha çıkıyor. Sürece olan desteği zayıflatıp güveni düşürüyor. Öte yandan ise barışın iktidara bırakılmayacak ve ancak toplumun devleti-iktidarı barışa zorlayacak bir gerçeklik olduğunu gösteriyor. Devlet ve iktidarın PKK’yle sulh sağlamak istemesi ile Kürt meselesinin demokratik çözümünü birbirinden ayırmaya çalışması paradoksun kökenini oluşturuyor. Burada sulh ile kastedilen, demokratik ve hukuki güvencelerin sağlandığı bir siyasal durum değildir. Eşitlik, adalet ve özgürlükler temelinde bir statü ve tanınma da söz konusu değildir. Aksine bu, çatışmanın şimdide-gelecekte yaşanmayacağı ve geçmişteki çatışmaların hukuki sonuç doğurmayacağı bir formdur. Yani bildiğimiz anlamda bir barıştan farklı bir formdan bahsediyoruz.

PKK ile sulh isteğinin iç siyasete, bölgesel ve küresel siyasete dayanan çok sayıda nedeni var. Önce iç siyasete bakalım. İçeride iktisadi kriz ve toplumsal kutuplaşmanın yönetilebilirlik sınırlarına dayanması, 2019 ve 2023 seçim sandıklarında CHP’nin aldığı sonuçların ürettiği riskler… İç siyasetteki nedenler pek konuşulmasa da PKK ile sulh halinin istenmesinin temel nedenlerini burada da aramak gerek.

Şimdi bölgesel ve küresel........

© Yeni Yaşam