Kürt meselesi ve yeni durum
Çerçeve yasa TBMM’de onaylandı. MHP’den kopan, onun eski alanında güç devşirme hesabı içindeki ırkçı, şoven bazı parti ve çevreleri saymasak önemli bir destekle onaylanan yasanın doğru anlatılması halinde daha büyük toplumsal bir destek bulacağı da hayal değil.
Bu düzenleme, Kürt sorununun çözümünde ve Türkiye’nin demokratikleşme güçleri için yeni bir sayfanın açıldığını gösteren somut bir adımdır. Ancak yasanın kabulü, sürecin tamamlandığı anlamına gelmez. Asıl mesele, yasanın çerçevesi içinde yer alan ve almayan taahhütlerin hayata geçirilmesi, toplumun ihtiyaç duyduğu demokratik hakların güvence altına alınması ve hukukun gerçek anlamda işletilmesidir. Başından beri bu sürecin inişli çıkışlı doğasını bilenler olarak, bundan sonraki aşamanın da zorlu, didişmeli ve yalnızca kararlı bir mücadeleyle ilerleyeceğini vurgulamak gerek.
Zorlu bir süreç işletildi. Kim ne derse desin, gelinen nokta barış ve demokrasi savunucularının, halkların eşitliği ve özgürlüğü idealine sahip çıkanların, barış isteyenlerin, mücadele edenlerin hanesine kaydedilmiş önemli bir başarıdır.
Zira tarih, insanlığın önüne sorunları çözmek üzere koyar; her tarihsel koşulun güç dengeleri kapsamında sunduğu çözümler vardır. Nesnel koşulları, güç ve denge durumunu yok sayarak sorun çözmeye kalkanlar ya acı bir yenilgiyle karşılaşır ya da sorunun beklenmedik boyutlar kazanmasına yol açar. Sonuç, heba edilmiş bir süreç ve toparlanması yıllar sürecek bir yeniden başlangıçtır.
Bilinmez değil ama bir kez daha vurgulayalım; Kürt sorununda bir dönemin kapanması, yani savaşın ve şiddetin hâkim olduğu tarzın son bulması, ezilenlerin meşru direniş hattının terk edilmesi demek değildir. Aksine, mücadelenin kazanımlardan ve deneyimlerden aldığı güç ve motivasyonla daha da büyütülmesini gerektirir.
Başka bir gerçek; Kürt sorunu, yalnızca bir Türkiye ve hatta bölge sorunu değildir. Her bir parçası başka çelişkiler ve çatışmalar barındıran, bölgesel ve uluslararası güçlerle bağlantılı, aynı zamanda emperyal güçlerin tarihsel hesaplarının unsuru haline getirilmiş karmaşık bir meseledir. Ortadoğu gibi enerji, tedarik hatları, jeopolitik rekabet ve özgünlüklerle........
