menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sürece ruh kazandırmak

18 0
13.09.2026

Çözüm sürecinin temposu yine düştü, bunun üzerine tartışmalar yeniden başladı. Herkesin arzusu sürecin olabildiğince hızlı ilerlemesi yönünde. Buna rağmen süreç sık sık aksamaktadır. Sorun tek başına bu da değildir. Sürecin neden tıkandığına dair anlaşılır bir açıklama da yapılmamaktadır. Bu yönlü ikna edici bir açıklama yapılsa bu da sürece dair pozitif bir değerlendirme olarak kabul edilebilir. Ancak hem yaşanan aksamalar hem de hiçbir açıklamanın yapılmaması, sürecin geleceğine dair ciddi anlamda kuşkular yaratmaktadır.

Peki, süreç neden ilerlemiyor? Çünkü taraflar sürece başka anlamlar yüklüyor, başka sonuçlar bekliyorlar. Kürt tarafı, tereddütsüz bir biçimde, sürece Barış ve Demokratik Toplum misyonu yüklemektedir. Bu amaçla sürece sahip çıkmakta ve sürecin ilerlemesi için yapabileceği her şeyi yapmaktadır. Ancak devlet, sürece başka bir anlam yüklemekte ve farklı sonuçlar beklemektedir. Devletin sürece nasıl bir anlam yüklediğini tanımlamadan, devletin yaptıklarını, yapmadıklarını veya yapılmasını önlemediklerini, somut olarak alt alta yazalım, gerçek bütün çıplaklığıyla ortaya çıkacaktır.

Birincisi devlet, sürecin yegâne geliştiricisi olan Sayın Öcalan’ın özgür çalışmasını sağlamamakta, tecrit uygulamasını Demokles’in Kılıcı gibi elinde tutmaktadır. Sayın Öcalan’ın PKK ve Kürt kurum yöneticileriyle, toplumsal kesimlerle, aydınlarla, siyasetçilerle, sanatçılarla ve kanaat önderleriyle görüşebilmesinin olanakları yaratılmıyor, yaratılmak istenmiyor. Böylece süreci provoke etme potansiyeli taşıyan yanlış anlamlar oluşmaktadır. Ayrıca devletin mevcut yaklaşımı, Sayın Öcalan’ın süreci geliştirmesini engellediği gibi, olası........

© Yeni Yaşam