Sürecin gölgesindeki Rojava
Rojava’da yaşanan gelişmeler Bakûr Kürdistan ve Türkiye ile doğrudan bağlantılı. Bu olaylar aynı aklın ürünüdür. Türkiye’deki sürecin ilerlememesi durumunda Rojava- Suriye’de ortaya çıkan dengenin bir anda bozulacağı aşikardır. Türk devlet aklının, onu temsilen yönetimi elinde bulunduran AKP-MHP iktidarının böyle bir mesaj verdiği açıktır
Ne zamanki, Türkiye’de devam eden süreçte bir duraklama yaşanıyor, işler yolunda gitmiyor, hiç istisnasız, Rojava-Suriye’de olaylar meydana geliyor. Özerk Yönetim ile Şam hükümeti arasında sorunlar çıkıyor. Kürt halkı ile Arap halkı karşı karşıya getirilmek isteniyor.
Hesekê’de gelişen saldırıyı ve ardından yaşanan olayları da bu pencereden değerlendirmemek mümkün gözükmüyor. Önce ‘QSD’li Kürt savaşçı Sîpan Hiznî’ye saldırı oldu. Ardından gelişen olaylar ile birlikte, Şam hükümetine bağlı güçler Kobanê şehir merkezini adeta işgal etme girişiminde bulundu. Denilene göre, cezaevinde bulunan tutsakların Halep’e nakli planlanıyormuş. Hem de halkın topyekûn ayağa kalktığı, HTŞ-Şam yönetimine öfke kustuğu bir anda.
Halep’ten gelen güçlerin Kobanê şehir merkezinde ne işi var? Bunlara neden izin veriliyor, böyle bir girişimin doğal bir provokasyon olduğu bilinmiyor mu? Ciddi tartışma konusu.
Fakat anlaşılan, birileri bu entegrasyon meselesini ciddi ciddi yanlış anlamış durumda. Entegrasyon merkezi yönetimin dediklerini uygulamak, bunlara itiraz etmemek olarak algılanmış. Kobanê şehir merkezinden yansıyan görüntüler, Halep’ten gelen HTŞ güçlerinin müdahalesi, bunlara ciddi bir tepkinin gösterilmemesi, bu anlama geliyor. Öyle ki, bu güçler birkaç kontrol noktasını -ki bu noktalarda ‘QSD’ güçleri, Asayişe bağlı güçler bulunuyor- geçip şehir merkezine ulaşıyor. Yani öyle ha........
