‘Kürdün ölüm fermanını yırttın sen’
Bu yanıyla yasanın eleştirilecek, hatta kabul edilemez yanları çok. Buna şüphe de yok. Fakat yasa bunlardan mı ibaret? Elbette hayır. Dikkat edilirse, Önder Apo yasanın bir başlangıç olduğunu, demokratik siyaset için bir kapı aralayabileceğini dile getirdi
‘Kürdün ölüm fermanını yırttın sen
Tutunacak dalımızsın sen bizim
Tüm cihana Kürt ölmedi dedirten
Esen hayat yelimizsin sen bizim’
Diyor Ali Haydar Kaytan, kurucusu olduğu PKK’yi anlatırken… Üstelik bu sözleri 1986’ da kaleme alıyor. Yani daha ortada PKK’nin ne yapacağı, nasıl sonuçlar doğuracağı da belli değil. Ama o, inançla ve büyük bir gururla, o günlerden bugünleri görür gibi dizeleri peş peşe sıralıyor.
Şimdi, bu şiirin yazılışından tam 40 yıl sonra yine hararetli bir biçimde PKK tartışılıyor, PKK’nin öncülük ettiği mücadele tartışılıyor. Hemen herkes durduğu yerden olup bitenleri yorumlamaya çalışıyor. Malum! ‘Çerçeve yasa’ üzerinden yapılan tartışmalar ülkenin temel gündemi. Yasanın dilinden başlayarak içeriğe kadar neredeyse her konuda bir tartışma söz konusu. Mesela, Meclis’ten geçen yasa hâlâ sorundan söz etmiyor, bilindik retorikle ‘terör’ diyor. Kürt sorununun çözümüne dair bir tartışması yok yasanın. Kürt halkının baş müzakerecisi Önder Apo’nun statüsüne ilişkin yasada açık, anlaşılır bir vurgu yok. Adeta, silahla başlayan, silahları nasıl devre dışı bırakırız ile biten bir yasa var ortada.
Halbuki, Türk egemenlerine göre PKK’nin elindeki silahların öyle tehdit oluşturan bir durumu da yoktu. Savaş zaten kazanılmış, söz düzeyinde dahi, dile getirilmekten korkulan........
