Bulmak telaşı
Bağışlanmayan rüyalar gün gelir kâbusu olur insanın. Yaşamak nerede başlar, sonlar nelere gebe kalır bilinmez. Eşyasız ve enkazlarla dolu bir yerin orta yerinde geçmişler yad edilir, gelecek için umut balonları havalanır, hepsi de naylondan. Çünkü hayat ıskalanmıyor, sadece ıslanıyor ve kimse buna şahit olmak istemiyor.
Bitirmektir bazı şeylerin adı ve bıraktığı boşluğun mesafesi. Yollara yazık, yola düşene de acı ama nedenleri gırla geliyor bir anda ve ikna kabiliyeti heyecanla dolu. İnsan şaşıp kalıyor, gerçekler nerede kaybolmuştu ve yalanlar nerede yakalardı hayatın en önemli anını? Acabalar tam da burada mesken aramaya başlıyor.
Sarmaşık olmak bitkilere havale edildi, karışık olmaya ise insan sığamadı. Öyle ki insan kendini uğurlamaktan aciz bir teranede geçmişe sığınıp geleceğe nişan alıyor. Sek sek oynamak, tek tek vurulmak ya da güm güm vurulmak en beklenmedik saatte. Zaten sürprizler hayatı kurtarıyor, kimi zaman da tersine koşuyor.
Hayat ve yaşamak tartışmaya açık artık. Dehşet........
