menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Komün, bir yaşam felsefesidir

35 0
24.02.2026

Komünalite geliştirilmeden demokratik sosyalizmin başat kılınması başarılamaz. Komün kök hücreyse ve toplumun varoluş tarzı ise işe komünden başlamak, komünlerle toplumsal varlığı canlandırmak gerekiyor

Barış ve Demokratik Toplum süreciyle birlikte Önder Apo’nun özellikle Marks ve Marksizm hakkındaki değerlendirmeleri büyük ses getirdi. Önderlik tarihsel toplumu analiz ederken Marks’tan ayrılarak toplumsal yarılmayı otuz bin yıl öncesine; kastik toplumsal katilin anacıl düzene karşıt bir düzeni, kastik sisteme dayanan köleciliği geliştirmesine dayandırmıştır. Önderlik bunu komün-devlet çelişkisi, mücadelesi olarak değerlendirmiştir. Toplumsallığın merkezinde yer alan, toplumsallığın esas yaratıcısı olan kadının köleleştirilmesi topluma vurulan en büyük darbe olmuştur. Toplumun kök hücresi olan komün bastırılmış ve toplumsallık, komünal yaşam geriletilmiştir.

Tüm bunlardan yola çıkarak eğer komün, toplumsallığın kök hücresi olarak yeniden anlamlandırılmak isteniyorsa, doğru bir tarihsel toplum analizi, erkek egemenlikçi devlet ve iktidar tahlili yapılarak, politik ve etik değerler etrafında devletin alanını, toplumsallıktan yana daraltacak tüm sosyal alanı kapsayan yaygın komünlerin oluşturulması ve demokratik toplum sosyalizmini geliştirme mücadelesinin aralıksız sürdürülmesi ve ilerletilmesi gerekmektedir. Komünalite geliştirilmeden demokratik sosyalizmin başat kılınması başarılamaz. Komün kök hücreyse ve toplumun varoluş tarzı ise işe komünden başlamak, komünlerle toplumsal varlığı canlandırmak gerekiyor.

Komün; insanların en eski ve en basit, temel savunma ve örgütlenme biçimi olarak bir yaşam felsefesidir. İnsanların, milyonlarca yıllık emeğinin sonucunda yaratılan toplumsal değerlerin etrafında bir araya gelerek dayanışmaları, düşünce zenginliklerini, yaratıcılıklarını, deneyimlerini paylaşarak, kültürel, ahlaki, maddi ve manevi tüm değerleri, kolektif bir emekle yaratma zihniyetine sahip olmalarıdır. Eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir anlayışla farklı kimliklerin, inançların, düşüncelerin, kültürlerin bir arada özgürce yaşama zeminidir.

Komün; özgürlük bilinci ve iradesinin, demokratik zihniyetin, eşitlikçiliğin, kadın özgürlüğünün, doğayla simbiyotik ilişki temelinde uyum sağlamanın, üretkenliğin ve paylaşımcılığın yaratıcı tarzda geliştirildiği, yerelden, tabandan gelişen en temel toplumsal örgütlenme birimidir.

Bu yönüyle doğru değerlendirildiğinde komünler aynı zamanda yerelin, halkın öz gücüne dayalı olarak geliştirilen öz savunma örgütlenmeleri olarak da temel bir rol oynamakta, çeşitli ve zengin demokratik siyasal eylemlerle halkın iradesini dayatıcı kılmaktadırlar. Ancak bu yaşam ve direniş felsefesiyle erkek egemenliği temelinde gelişen........

© Yeni Yaşam