menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Osmanlı ruhu”, modern zihin kalıplarıyla arandığı için bulunamıyor!

58 0
08.02.2026

“Osmanlı Ruhu” temalı yazılarımızı devam ettiriyoruz. MTO Azerbaycan Temsilcimiz Vuqar Azizov kardeşim, bugünkü yazısında, Osmanlı ruhu’nun vahyî ilkelerini ve tarihî temellerini belirginleştirmeye çalışıyor. Özgün ve derinlikli bir yazı bu.


OSMANLI RUHU, REAKSİYON DEĞİL AKSİYON ÜZERİNE BİNA EDİLDİ

Osmanlı, kadim bir medeniyetin mirasını yüklenmiştir. Bu mirasın kökleri, İslâm dininin hayatla buluştuğu zamana kadar uzanır. İslâm, Mekke’de Kur’an’ın eşliğinde sayha sayha hayata geçirilirken elbette “kötülük” var idi. Peki Kur’an, mevcut kötülüğe reaksiyoner bir üslûpla mı meydan okudu?

Bu soruyu anlamak demek, Osmanlıyı anlamadaki zihniyet sorununu anlamak demek olacaktır. Kur’an, müşrikleri hedef alan âyetlerle doludur. Lakin bu âyetlerle müşriklere "varlık verildi" gibi anlam çıkarılması yanlış yorum olacaktır. Aksine müşriklerin ideolojisini ve inancını "hakikatten sapma" olarak nitelendiriyor...

Buraya dikkat etmemiz çok önemlidir. Çünkü fikriyatımızın kilit noktasıdır bu konu. Kur’an’ın yaklaşımında müşrikler hedefe alınmıştır. İki biçimde anlaşılır bu konu:

1. Müşrikler veya onların inancı var. Bu inanca karşı bir savaş açılmış ve Kur’an, kendi ideolojisi ve sistemini bu inanca karşı konumlandırmıştır (reaksiyon).

2. Kur’an, müşrikler ve onların inancını mutlak varlık kabul etmez. Onlara izafi varlık anlamı yükler. Bu sapkın inanç, hakikatten sapmanın sonucudur.

Bu iki yaklaşımdan ilki yanlıştır. Ama günümüzde de yaygın olarak benimsenen ilk yaklaşımdır. Oysa İslâm, ikincisi üzerine bina olunmuştur. Yani Hakikatin tecellisidir. Hakikat temelinde müşrikleri hedef alsa da, bir “teklif” ile yapar bunu (aksiyon). Adem (as) ile başlayan İslâm’ın özünden konuşur. Mutlak olanın hakikat olduğunu, müşrik inancının ise bu hakikatten birer sapma olduğunu bildirir. İslamiyet’in yayılışı da “teklif” üzerine bina olunmuştur. Müşriklere bir varlık tanımaz. Hakikatin sesidir Kur’an, Peygamber Efendimiz (sav) ise bu sesin temsilidir. O’nun (s.a.s.) savaşlarını bu perspektiften okumak gerekiyor.


OSMANLI RUHU’NUN MİMARLARI: GAZÂLÎ, İBN ARABÎ VE MEVLÂNÂ

Osmanlı’ya dönersek... Ona gelmeden Osmanlı öncesi karanlık bir dönemi görmüş oluyoruz. Yusuf Kaplan hocamızın........

© Yeni Şafak