Türkiye’nin eksiği Katılım Finans Kanunu’dur
Türkiye’nin eksiği Katılım Finans Kanunu’dur
Sermaye Piyasası Kanunu’muz amacını; “sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir” şeklinde ifade eder.
Kanunu yapanlar oturmuştur hiçbir değeri dışarıda bırakmamak için tek tek altı değer saymıştır.
Ne var ki bugün bu değerlerin hepsinin geri bırakıldığını görüyoruz.
Her kanun, özellikle finansal düzenlemeler, bir krizden veya sorundan çıkmıştır.
Fonlar etrafında yaşadığımız sorun da sermaye piyasası mevzuatına bir rehber getirdi, endeks düzenlemesi getirdi başkaca düzeltmeler veya aşırı katılaşmalar da bekleniyor.
Ancak bu krizin getireceği kanunu sermaye piyasalarında aramak ya gereksiz ya da eksiktir. Bu krizin getireceği kanun bellidir; o da Katılım Finans Kanunu’dur.
Son bir ayda sürdürmesi riske giren ve birinin devri görüşülen 4 bankadan ikisi katılım iddiasındadır.
Son bir ayda sürdürmesi riske giren finansal oyunculardan ikisi katılım finans endüstrisinde yer aldığı değerlendirilen ve gene devri görüşülen tasarruf finans şirketidir.
Açıkçası katılım finansın standartlarına riayet olsa bugün daha az sorun yaşardık.
Nedir bu katılım finans standartları derseniz gösteremem yalnız. Göstersem de fayda etmez. Çünkü kanun yok.
Kanunun ihdas etmesi gereken standartlar kurulu yok. Tecrübemiz var, literatürümüz var, başkaca şeyler de var, var ama bunların yaptırım gücü yok.
Hangi finansal faaliyet kapsama girer, hangisi girmez o dahi belli değil. Çünkü kanun yok.
Bir kere kanun çıkmalı. Standartlar belirlenmeli. Denetim ve gözetim unsurları gelişmeli. Sonra kim kapsama girmek istiyor, kim istemiyor beyan etmeli. Çünkü bankacılık dışında bir lisans........
