Üniversiteyi yeniden düşünmek için çok alametler belirdi
Üniversiteler uzun zamandır bilgi üretiminin merkezi olmaktan çok, bilgiyi tasnif eden kurumlar olarak varlıklarını sürdürmeye yönelmiş durumdalar. Oysa bir yandan da dijital devrim ve özellikle yapay zekâ, bu rol dağılımını kökten değiştirmeye başlamış durumda. Bugün artık üniversitenin dışında üretilen bilginin hacmi, birçok üniversitenin kendi içinde ürettiğinden daha büyük ve daha hızlı dolaşıma giriyor. Bu yeni durum, yalnızca eğitim yöntemlerini değil, üniversitenin varlık sebebini de yeniden tartışmaya açıyor. YÖK’ün geçtiğimiz günlerde aldığı “Mikro Yeterlilikler Çerçevesi” kararı tam da bu tartışmanın Türkiye’deki ilk önemli kurumsal yansımalarından biri olarak bana çok anlamlı ve isabetli bir adım geldi.
Düzenleme dikkatle incelendiğinde, üniversite eğitiminin sınırlarını yeniden çizen önemli bir zihniyet değişikliği görülüyor. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın verdiği bilgilere göre bundan böyle öğrenciler, mezuniyet için gerekli AKTS yükünün yüzde 10’una kadar olan kısmını üniversite dışında kazandıkları yetkinliklerle tamamlayabilecekler. Teknoloji akademilerinde, araştırma merkezlerinde, sektör eğitimlerinde, uygulamalı programlarda ve dijital öğrenme platformlarında edinilen bilgi ve beceriler, üniversitelerin belirleyeceği akademik ölçütler çerçevesinde tanınabilecek; başarıyla tamamlanan programlar ise uluslararası standartlara uygun dijital sertifikalar ve dijital rozetlerle belgelenecek, transkriptlere ve diploma eklerine işlenecek.
İlk bakışta teknik görünen bu düzenleme, gerçekte üniversitenin bilgiye bakışını değiştiren tarihî bir adım niteliğindedir, tabi düzenlemenin ne kadar etkili ve vizyona uygun bir biçimde uygulanabileceği konusunu boş geçmeden.
Cumhuriyet tarihi boyunca yükseköğretim üzerine çok sayıda reform yapıldı. Dünyadaki tartışmalara ve işlevine ve rolüne referansla Üniversitelerin özerkliği tartışıldı, merkeziyetçilik tartışıldı, Bologna süreci konuşuldu, katsayı sistemi değiştirildi, üniversite sayısı artırıldı, falan. Bütün bu tartışmaların ortak varsayımı aslında bilginin meşru üretim ve öğretim mekânının üniversite olduğuydu.
Doğrusu bu düzenleme aynı zamanda bu varsayımın kendisinin de değişmeye açıldığını gösteriyor.
Modern üniversite, sanayi toplumunun ihtiyaçlarına göre şekillendi. Standart müfredatlar, standart diplomalar ve belirli meslekler için yetiştirilen insan kaynağı bu........
