menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ankara’da baş döndüren trafik: İsrail’in elini gördük

65 12
15.08.2025

Önceki gün Ankara’da Suriye mesaisi vardı.

Apar topar bir ziyaretler silsilesi.

Suriye Dışişleri ve Savunma Bakanları ile istihbarat başkanı Türkiye’deydi. Önce Dışişleri, daha sonra Milli Savunma Bakanlığı’na gittiler. Trafiğin görünür yüzü Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan basın toplantısıydı.

Bakan Fidan’ın SDG/YPG’ye yaptığı “Son uyarı” önemliydi.

Ayrıca MSB’de imzalanan mutabakat muhtırası dikkat çekiciydi.


“Bu gelişme ne anlama geliyor; Türkiye, SDG/YPG’ye müdahale mi edecek” gibi sorular çokça soruluyor. Ben Ankara mesajının SDG’yle birlikte İsrail’e de verildiğini düşünüyorum. Bu ne demek? Anlatayım. Ama önce sahadaki son durumla ilgili gözden kaçan çok önemli gelişmeleri aktarmam gerekiyor.


SÜVEYDA’NIN ÖNCESİ SONRASI


Yeni Suriye yönetiminin dört öncelikli gündemi vardı. Bir. Kurumsal kapasite inşası. İki. Halkın ekonomik beklentilerinin karşılanması. Üç. Uluslararası meşruiyet. Dört. Ülkenin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin sağlanması.


Geçtiğimiz ay meydana gelen

Süveyda olaylarına

kadar ilk üç maddede önemli gelişmeler yaşandı. Yapılan uluslararası görüşmeler, kaldırılan yaptırımlar, verilen çok uluslu, milyar dolarlık ihaleler, Azerbaycan gazının Suriye’ye ulaşması ve benzeri… Taşlar yerine oturuyordu. Bunu İsrail de görüyordu. Ve düğmeye basıldı.

Nitekim İsrail’in hedefi bölünmüş, zayıf bir Suriye’dir.


Süveyda olayları ve İsrail’in Şam’ı vurması önemli sonuçlara yol açtı. Sıralayalım:


Bir. ABD, -hala- Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana ancak İsrail’i yönetemiyor.

Temsilci Barrack temas trafiğini sürdürse de kendisini geri çekti.

Süveyda olaylarından hemen sonra yaptığı açıklamada (22 Temmuz) Şam yönetimine “

Bölgesel güvenlik desteği araması

” tavsiyesinde bulundu. Bu “Ben etki sınırıma ulaştım” anlamı taşıyordu.


İki.........

© Yeni Şafak