Trump siyasetinde Epstein gölgesi
31 Ocak günü devasa bir arşivin yayınlanması ile birlikte Epstein hakkındaki tartışmalar yeniden gündem oldu. Her ne kadar Trump’a yönelik suçlamalar daha ziyade istismar konusu üzerinden ilerlese de var olan yazışma ve belgelerde ABD dış politikasını odak yapacak içerikler mevcut. Tartışmanın bir diğer boyutu ise özellikle Epstein’in kurduğu kişisel ilişkiler sebebiyle İsrail lobisi ve istihbaratı üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu tür iddialar an itibarıyla spekülasyon düzeyinde ele alınsa da mevcut göstergeler üzerinden ortaya çıkan tablo, spekülasyonların ne denli somut ve gerçekçi bir zemine de yaslandığını göstermektedir.
Nitekim 2025 yılının Temmuz ayında Tucker Carlson’un, Epstein’in İsrail istihbaratı ile ilişkili olduğu yönündeki açıklamalarının hemen ardından Trump Netanyahu’yu birçok konuda sınırlandırmış ve Suriye sahasında YPG ile ilişkiler başta olmak üzere Gazze diplomasisinde İsrail’in mutlak ve istisnayı belirleyen bir pozisyonda olmaması için çaba sarf etmiştir. Benzer biçimde Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’ndeki politikaya uygun olarak Batı Yarım Küre’ye çekileceklerini ifade etmiş ve İran’ın kendileri açısından ana sorun olmadığını söylemiştir.
Peki ne oldu da Trump, İran konusunda karar değiştirdi? İran’ı tali bir mesele olarak gören bir politika hangi gerekçe ile eksenini değiştirdi ve askeri bir operasyon konuşulmaya başlandı? İran’a yönelik herhangi bir müdahalenin rasyonel gerekçesi yokken ve protestocular Trump’ın da........
