menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nerden nereye…

398 0
14.03.2026

Modern dönemin en yıkıcı ve vahşi savaşlarından birine şahitlik eden, şehirleri harabeye dönüşen, bir milyondan fazla evladını kurban veren, milyonlarcasını da dünyanın dört bir yanına dağıtmak durumunda kalan Suriye, şimdilerde Ortadoğu’yu etkisi altına alan mevcut çatışmaların uzağında, kendi kendini bina etmeyi sürdürüyor. Suriye’nin dünü ve bugünü kıyaslandığında, yaşanan manzara şaşırtıcı ve sevindirici.

Söz konusu “bina” eylemlerinin en önemlilerinden biri, mübarek Ramazan ayının başlangıcından hemen önce, başkent Şam’da gerçekleştirildi. 1500’den fazla âlim, davetçi, akademisyen ve uzman, Suriye Evkâf Bakanlığı’nın davetiyle bir araya geldi. İstişarelerle dolu bereketli toplantının ardından hazırlanan ve Suriye’nin İslâmî kimliğinin bütün boyutlarını net biçimde ortaya koyan “mîsâk” 11 Mart günü resmî kanallardan kamuoyuyla paylaşıldı. Mîsâkın maddeleri şöyle:

* İslâm, Suriye’de yasamanın kaynağıdır,

* Din, hiçbir siyasi parti veya grubun çıkarı için kullanılamaz,

* Kur’ân ve Sünnet nihaî otoritedir,

* Müslüman olmak, her türlü kimlikten üstündür ve önce gelir,

* Sahabe ve Ehl-i Beyt’e saygı esastır, onlara hakaret etmek veya aşırıya kaçmak kabul edilemez,

* Dört fıkhî mezhep (Hanefî, Şâfiî, Mâlikî, Hanbelî) ve üç itikadî mezhep (Mâturîdî, Eş’arî, Ehl-i Hadis) muteber ve........

© Yeni Şafak