menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kıbrıs’ı adımlarken…

79 0
25.03.2026

Bayram tatilinde ailecek Umman’a gidelim diye planlamıştık. Körfez’in bu tabiatı bozulmamış, kültürel açıdan otantik ve geleneklerine sımsıkı bağlı ülkesini çocuklarımın görmesini çok istiyordum. Hatta bir geceyi de çölde geçirip, klasik Arap ve bâdiye kültürünü yaşayacaktık. Ancak İsrail-İran arasındaki mevcut gerilim sebebiyle biletlerimizi mecburen iptal ettik, rotamızı Kıbrıs’a çevirdik. Ramazan’ın son iki orucunu Kıbrıs’ta tuttuk, bayramı da orada karşıladık.

Ara ara yolum Kıbrıs’a düştüğü için, Ada’nın zaman içinde geçirdiği dönüşümleri yerinde gözlemleme imkânım oluyor. Ramazan iklimi de Kıbrıs’ın manevî tarafına yakından bakmak için bir fırsata dönüştü haliyle. Bazı gözlem ve notlarımı aktarmak istiyorum:

Bizim herhangi bir Akdeniz veya Ege sahil manzaramız gibi, Lefkoşa ve Girne sokaklarında da oruç görünür halde değildi. Gündüz alkollü mekânlar, restoran ve kafeler doluydu. Aynı doluluğun oteller için de geçerli olduğu tahmin edilebilir. Dışarıda iftar yapabileceğimiz açık alkolsüz restoran bulmak için epey araştırma yapmamız ve tavsiyeler almamız gerekti. Bu durum içimizi acıttı, ama -eşim de ben de Akdeniz çocuğu olduğumuzdan dolayı- garipsemedik.

Ramazan’ın son teravihini, Girne’de 1589 tarihli Ağa Câfer Paşa Camii’nde eda ettik. İmam efendi “dört rekât” halinde, “Türk usulü” kıldırdı namazı. Cemaatin çok ciddi bir bölümünü İslâm coğrafyasının farklı ülkelerinden turistler,........

© Yeni Şafak