menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Unutulmuş bir kelimenin muhafızı Mehmet Çebi

77 0
13.08.2026

Unutulmuş bir kelimenin muhafızı Mehmet Çebi

Zamân ve kültür kelimelerin üzerinden geçiyor. Eleğin üzerindekiler yaşamaya devân ediyor, diğerleri ise kayboluyor. Mesele sâdece bir kelimenin tedâvülden kalkması değil, onunla bir berâber yaşanan bir mânâ kaybı.

Son senelerde yok edilen kelimelerden birisi de “zevk”. Gâliba evvelâ gençlerde ortaya çıktı. Daha sonra yaygın bir kâbulün mevzuu oldu. Olur olmadık yerlerde kullanılıyor. “Bir konsere gittik, çok keyif aldık”, “Bir kitap okudum çok keyif aldım”, “Çok keyifli bir yemek yedik”, “Çok keyifli bir tâtil yaptık”, ilh… İfâdede gramer açısından bir tuhaflık var. Bir fiili fiil olarak kullanmaktan vazgeçiyoruz. Meselâ “Girdim” demiyoruz; “Giriş yaptım” diyoruz. “Uçak kalktı” demiyoruz; “Uçak kalkış yaptı” diyoruz. Gâliba böyle ifâde edince fiile bir ciddiyet kazandırdığımız zannediliyor. Tıpkı bunun gibi, “Keyiflendim” demiyoruz; bunun yerine “Keyif aldım” diyoruz. Her neyse; anlaşılan “Zevk duymuyor”, bunun yerine “Keyif alıyoruz”. Belki de ilk bakışta mesele edilmesi gerekmeyen bir durum olarak mütalaa edilebilir. Ama üzerinde düşününce pek de öyle olmadığı görülebiliyor.

Merhum Üstâd Niyâzî Sayın da bu kelimenin yerli yersiz kullanılmasından çok şikâyet ederdi. “Filân taksiminizi dinledim ve çok keyif aldım” diyen talebesine, “Evlâdım cinsinden emin misin?” diye sormuş. Talebe suali anlamayınca cevâbı yapıştırmış: “Evlâdım keyif kelimesi iki şey için kullanılır. İlki eşekler için. Zaman zaman toza toprağa sırtlarını verir, kaşınırlar ya, işte onlar için keyfe geldi derler. Bir de narkotikte geçer. Keyif verici maddeler diye. Allah seni ikisinden de muhafaza etsin” demiş.

Keyif daha çok beş duyumuza hitap eden, içimize pek de işlemeyen hazlarla alâkalı tecrübeler olarak geliyor bana. Zevkten farkı bu. Zevk de beş duyunun harekete geçmesiyle başlıyor. Ama buradan devşirilen intibâlar zihnimizde işleniyor ve içimize yerleşerek kalıcı hâle geliyor. Evet aradaki fark esasta bu. Keyiflenmek gelip geçici bir tecrübe iken zevk kalıcı. İlki yüzeyde yaşanırken, diğeri derinlere nüfuz ediyor. İkinci mühim fark ise keyif tecrübesinde insan sonuna kadar edilgendir. O duygulanımı hâriçten bekler. Tıpkı meme bekleyen bebek gibi. Zevk ise, uyarılmanın üzerinde bir işçilik ve emek ister. Beş duyumuzla bize tesir eden ve intibâ bırakan şeyler üzerine düşünmek,........

© Yeni Şafak