menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Emperyal yayılmacılık mı din savaşı mı?

32 0
30.03.2026

ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırıları Netenyahu’nun Trump üzerindeki etkisiyle açıklanıyor. Buna göre Epstein belgeleri Netenyahu’nun elini güçlendirdi ve Trump, istemese de bu savaşa katılmak zorunda kaldı. Bu düşünceye sahip olanların ABD’nin içeriden ele geçirildiğine ve Yahudiler tarafından yönetildiğine inanması gayet tabiidir. Bu türden fikirler İsrail’in Gazze’ye yönelik yayılmacı saldırganlığı sırasında da çokça gündeme gelmişti. Haddizatında İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki dönemde İsrail’le ilgili Yahudileri ve Yahudiliği merkeze koyan bir propaganda çalışması yürütülmüştü. Bunda çok başarılı oldular, Yahudi vatanı ve Yahudi yaşamının korunması çerçevesinde bir literatür ortaya çıktı. İkinci yaklaşımda ise Anglosaksonlar öne çıkar.

Anglosakson merkezli yaklaşıma göre Yahudileri Filistin’in tarihî topraklarına yerleştiren ve İsrail’i kuranlar İngiltere ve ABD’dir. Buna göre İsrail’i bir Yahudi devleti olarak düşünmek eksik ve yanlıştır çünkü ortaya çıkan yapı 19. yüzyıl kolonyalizminin mirasıdır. İngiltere ve ABD, emperyalist emellerine bir dayanak noktası olarak İsrail’i inşa etmişlerdir. Yani aslında İsrail, küçük ölçekte İngiltere ve ABD kolonisi yani eyaletidir. Dolayısıyla İsrail’in yayılmacı saldırganlığını kolonyalizm ve emperyalizm bağlamında ele almak gerekir. Bu, hem Filistinlilere soykırım suçları hem de İran’a yönelik saldırılar için geçerlidir. Bu çerçevede ABD ve Trump’ın İran’a yönelik saldırılarını Netanyahu ve İsrail etkisi ile açıklamak son derece........

© Yeni Şafak