Batı Şeria’da yerleşimciler: Din mi toprak mı?
Bütün dünyada olduğu gibi bizde de Siyonist yerleşimcileri başka bir coğrafyadan Filistin topraklarına getiren asıl faktörün Yahudilere yönelik pogromlar veya Holokost hadisesi olduğu düşünülmüştür. Pogrom çarlık döneminde Yahudi topluluklarına yönelik devletin göz yummasıyla ortaya çıkan toplumsal hadiselerdi. Pogromların Yahudileri yeni bir yurt arayışına ittiği söylenir. Aynı şekilde İkinci Dünya Savaşı’nda Holokostun da Almanya’da yaşayan Yahudileri yeni bir yurt arayışına yönelttiği çokça konuşulmuştur. İlginç bir şekilde Yahudilerin yeni bir yurt arayışına girdiklerine yönelik düşünceler Siyonizm’in temellerini oluşturmuştur. Buna karşın Siyonizm ırkçı bir ideoloji olarak ortaya çıkmış ve zaman içinde somut bir hedefe yönelmek suretiyle Filistin’in Yahudi yurdu haline getirilmesinde büyük rol oynamıştır. Yahudi grupları din temelinde tanımlanmış fakat Siyonizm ideolojisi çerçevesinde yeniden örgütlenmişlerdir. Ortaya çıkan başarıdan dolayı İkinci Dünya Savaşından sonra Yahudi meselesi ve İsrail, daima dinî bir bağlamda takdim edilmiştir. Bugün dahi Siyonizm ve İsrail’le alakalı meseleler hâlâ dinî bir eksende yürütülmektedir.
Çok farklı ülkelerde ve coğrafyalarda yaşayan Yahudi topluluklarını belirli bir hedefe yönlendirmedeki başarısından dolayı din temelli yaklaşımların yeniden hayat bulması oldukça ilginçtir. Bilindiği gibi 90’ların başında yeni dönemin kapıları medeniyetler savaşı teziyle açılmıştı. O zamanki medeniyet tarifi ve tasnifleri Arnold Toynbee kaynaklıydı. Onlara göre medeniyetler........
