menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kelam geleneği (1)

27 0
02.03.2026

İslam tarihinde kelam geleneğinin diğer bütün gelenek ve akımlardan üç temel farkı vardır. Birincisi: Kelam, İslam akaidini temsil eder. İkincisi: İnanç esaslarının makuliyetinin gösterilmesi esas itibariyle kelamcıların işidir. Üçüncüsü: İnançların belirli bir dönemde savunulması işidir. Bu maddelerin sıralamasını bir tür önem sıralaması olarak da okuyabilirsiniz. Bu yazıda sadece ilk maddeyi açıklayacağım.

Bir Müslüman neye inanır sorusuna genel geçer cevap, kelam geleneği tarafından verilir. Bu sebeple ister Hâricî ister Şiî ister Mutezilî ister Sünnî olsun her grubun kelamcısı o grubun inanç esaslarını belirleme vazifesini üstlenir. Bu, sadece kelamın ilgilendiği konular dikkate alındığında teorik olarak fark edilen bir durum değildir aynı zamanda tarihsel olarak da böyledir. Yani Müslümanların iman esaslarının neler olduğu tasavvuf ve felsefe kitaplarından öğrenilmez. Evet, bu gelenekler iman esaslarında farklı yorumları temsil ederler ve sebeple de kelamcılardan farklı açıklamalar yaparlar ama yorumlanan akidelerin akide olarak formülleştirilmesi kelam geleneğinin imamları tarafından yapılır.

Tabii ki bu, kelam geleneğinin büyük imamlarının kendi içtihatlarıyla akide belirlediği anlamına gelmemektedir. Hz. Peygamber’in (sav) tebliğ ettiği dinin Müslümanların tamamının icma ettiği veya çoğunluğu tarafından kabul edilen esaslarının neler olduğunu tespit, takrir ve ilan etme salahiyeti........

© Yeni Şafak