menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gazze’de ism-i azam

31 0
25.08.2025

17. yüzyıl Halvetî şeyhlerinden Köstendilli Ali Alaaddin Efendi’nin Telvîhât-ı Sübhâniye adında bir eseri vardır. Sevgili dostum Semih Ceyhan Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi’nde (İSAM) araştırmacı olarak çalıştığımız yıllarda bu kitabın edisyon kritiğini yapmıştı. Bilahare Dergâh Yayınları’ndan yayımlanan (2016) çalışmanın henüz müsvedde olduğu sıralarda Arapça metnini Semih hocanın müsaadesiyle bir ders halkasına okutma fırsatı bulmuştum. Bu kitaptan aklımda kalan cümlelerden biri, Şeyh Efendi’nin ism-i azam hakkındaki sözü oldu. Bir yerde ism-i azamın ne olduğu hakkında görüş ve tartışmalara işaret ettikten sonra şöyle diyor: Her isim kendi mertebesinde ism-i azamdır. Türkçedeki “taş yerinde ağırdır” atasözünü hatırlatan bu söz, ilahi isimler bağlamında çok kısaca şu anlama geliyor: Âlem tümüyle ilahi isimlerin tecellisinden ibaret olduğundan her bir olay onu meydana getiren ilahi ismin etkisiyle gerçekleşir. İşte o olay özelinde etkili ilahi isim hangisi ise o olayda ism-i azam odur. Mesela evde musluğunuz bozulduysa ism-i azam onu yapacak tamirci ve araçlarıdır, çocuğunuzu ana okuluna gönderecekseniz ism-i azam başta anaokulu öğretmeni olmak üzere çocuğun eğitim alacağı ortamın toplamıdır, acıktığınızda yemek yiyecekseniz ism-i azam açlığınızı giderecek gıdadır, manevi süluka girecekseniz ism-i azam size rehberlik edecek şeyhtir, bir kitabı anlama çabasında iseniz ism-i azam o kitabı size anlatıp kavramanızı sağlayacak hocadır vs. Listeyi hayatın tüm alanlarına hatta var oluşun bildiğimiz tüm farklı durumlarına yayılacak şekilde artırabiliriz.

Sözü getirmek istediğim nokta şurası: Gazze meselesi, konuşmaların, protestoların, kınamaların, yürüyüşlerin,........

© Yeni Şafak