İslamofobik şer siyasetinden İslam’da tasvir meselesine
İslamofobik şer siyasetinden İslam’da tasvir meselesine
Batı’nın kendi resim anlayışından ürettiği İslam düşmanlığının, dijital medya çağında daha da görünür hâle geldiğini belirtmiştik. Şundan ki, bir zamanlar yalnızca belli çevrelerde görülebilecek bir resim veya karikatür, bugün birkaç saniye içinde dünyanın her yerine ulaşabilmektedir. Üstelik mevcut medya düzeni, “dikkat ekonomisi” üzerine kuruludur ve bu nedenle en hızlı yayılan içerikler çoğu zaman en sarsıcı, en kışkırtıcı ve en fazla tepki çeken görüntüler olmaktadır.
Böyle bir ortamda tasvir-resim konusunun, estetik bir anlayıştan ziyade kafir devlet ve medya stratejisinin parçası hâline gelmesi normaldir. Zira devlet destekli / siyasi İslamofobya uygulamasının bir parçası olarak, Kur’an-ı Kerim’i yakma, mübarek isimleri karikatürize etme gibi yollarla yapılan Batı merkezli medyatik saldırılarda mesele, sanat üretmekten çok bir düşmanlığı görünürlüğe çıkarmaktır.
Buna İslamofobik söylem açısından bakıldığında resim ve özellikle karikatür, son derece işlevsel bir araçtır. Çünkü görüntü evrensel bir dildir; tercümeye ihtiyaç duymaz, -yukarıda da zikrettiğimiz gibi- birkaç saniyede anlaşılır ve sosyal medya vasıtasıyla çok kısa sürede milyonlarca insana ulaşabilir. Uzun makalelerin veya teorik metinlerin oluşturamayacağı etkiyi bazen tek bir çizgi meydana getirebilir. Bu yüzden Yahudi-Hıristiyan dünyasında tasvir, yalnızca sanatın değil, İslam dünyasına karşı kültürel üstünlük iddiasının ve sembolik güç / iktidar gösterisinin de aracı hâline gelmektedir.
Bu tür girişimlerin,........
