menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran-ABD mutabakatı sonrası artan İsrail tehdidi nelere gebe?

21 0
18.06.2026

İran ile ABD arasında yaklaşık dört aydır devam eden savaşın sonlandırılması için henüz hayata geçirilmemiş olsa da bir anlaşma sağlandı. Medyaya sızan mutabakat metnine göre ABD ve İran genel hatlarıyla birbirlerine; Lübnan dahil tüm cephelerde ateşkesi, çatışmasızlığı, egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıyı, Hürmüz Boğazı ve bölgede savaş öncesi koşullara dönmeyi, ablukaların kaldırılacağını taahhüt ediyor. ABD İran’a ayrıca bölgeden kuvvetlerini kademeli olarak çekeceğini, körfez ülkeleriyle birlikte İran'ın rehabilitasyonu ve ekonomik gelişimi için finansman sağlayacağı, İran’a dönük tüm yaptırımları sona erdirme, dondurulmuş fon ve varlıklarını serbest bırakma sözü veriyor. Savaşın başından bu yana neredeyse 40 kez “anlaşmaya yakınız” diyen Trump’ın istediği sonunda öyle ya da böyle gerçekleşti. Ancak İsrail’den anlaşmaya gelen itirazlar karşısında da belki de bu ifadeleri kullanan ilk Amerikan Başkanı olarak “ABD olmasaydı İsrail şu an var olmazdı” demekten de kendini alıkoyamadı.

İSRAİL RAHAT DURMAYACAK

Savaş sona ermiş ve anlaşmaya varılmış olsa bile son derece kırılgan bir zemin üzerinde ilerleyen sürecin bölgede nihai bir çatışmasızlık hali ve sürdürülebilir bir barış dönemine evrilmesini beklemek iyimserlik olur. Zira savaşın bir numaralı tetikleyicisi ve anlaşma ihtimalini eline geçen her fırsatta sabote eden İsrail’in bundan sonra da rahat durmayacağından neredeyse herkes emin. Gazze soykırımını unutturmak için İran savaşını bölge aktörlerini de içine alan büyük bir mezhepsel savaşa dönüştürmek isteyen İsrail’in bundan sonraki hedefleri hem mücavir bölgemizde hem de etki coğrafyamızda herhangi bir nokta olabilir. İran’la anlaşma sonrası bizatihi müttefiki ve yegâne koruyucusu ABD’yi bile........

© Yeni Şafak