FETÖ-İsrail ilişkisinin genetik kodları, ortak düşman Türkiye ve 15 Temmuz…
FETÖ-İsrail ilişkisinin genetik kodları, ortak düşman Türkiye ve 15 Temmuz…
Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) soykırımcı İsrail ile olan ilişkileri, örgütün 2000’li yılların başından itibaren uluslararası alanda küresel bir ağa dönüşmesi ile eş zamanlı gerçekleşmiştir. Bu bakımdan 15 Temmuz işgal girişimindeki rolleri de örgüt ve İsrail’in uzun yıllara sâri ilişkisinden bağımsız değildir. Bu ilişkide yöntemsel, operasyonel ve doktrinel birçok ortak payda bulunmakla birlikte ortak düşman da aynıdır: Türkiye Cumhuriyeti.
OTORİTEYE İTAAT VE İSRAİL’İN TAŞERONLUĞU
Örgüt elebaşının “Güney’deki Ülke” ve “Otorite” olarak referans verdiği İsrail ile örgütün ilişkileri dönemsel çıkarlar temelli olmayıp, doğrudan uzun vadeli yatırım yapılmış bir ast-üst hiyerarşisinde ilerlemiştir. Bu bakımdan “FETÖ tarafından görüşleri önemsenen bir ülke” olma ötesinde “mutlak itaat gösterilmesi gereken bir güç” zaviyesinden okunmalıdır. Öyle ki 2010 yılında İsrail’in Mavi Marmara katliamı karşısında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in “Otoriteden İzin Alınmalıydı” açıklaması bu patron-taşeron ilişkisinin varlığını ifşa eden önemli bir veri olma niteliğindedir.
ORTAK DÜŞMAN: İNSANLIK VE TÜRKİYE
Diğer yandan, örgütün “Dinlerarası Diyalog” kılıfı altında ve varoluş felsefesinin temelini oluşturan; amaca giden her yolu mübah sayan, ahlâkî ve vicdânî zeminden yoksun yapısının aynı yıkıcı kodlara sahip olan İsrail ile benzer özellikler taşıması sürpriz değildir. Her ikisinin de kendisinden olmayanı “insan” kategorisinde görmeyen; asimetrik ve terörize yöntemlere; şantaj, tehdit, suikast, işgal ve katliama başvurmaktan çekinmeyen karakteristiği diğer belirgin ortak yönleridir. İsrail devlet aygıtının adeta bir casusluk müessesesi ile içiçe geçmiş olduğu gerçeği de göz ününde bulundurulduğunda FETÖ’nün devlet-dışı taşeron bir istihbarat örgütü olması da bu ilişkinin kodlarındaki bir diğer buluşma noktasıdır.
HERETİK KODLARIN BENZERLİĞİ
Tarihin birçok döneminde, Yahudi Mesiyanik ve heretik yapılanmaların, yönetimi altında bulundukları devletlere yönelik yıkıcı ve terörize yöntemler denediklerine dair örnekler bulunmaktadır. Bunlar ilk çağlarda Roma’ya karşı........
